<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YÜRÜTME KURULU arşivleri - Antalya Kent Konseyi</title>
	<atom:link href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/kategori/yurutme-kurulu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/kategori/yurutme-kurulu</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jul 2026 06:02:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>
	<item>
		<title>ANTALYA KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU HAZİRAN TOPLANTISI YAPILDI</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-haziran-toplantisi-yapildi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 06:02:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=8064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz 17 Haziran 2026 tarihinde yapılan, Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısına katıldı. Kentimiz için büyük önem taşıyan Dokuma Alanına ilişkin proje sürecinin katılımcı bir anlayışla yürütülmesi ve şekillendirilmesi konusunda bilgi alışverişinde bulunuldu. Bu yaklaşım Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyelerince memnuniyetle karşılanmış olup, konu ilgili Çalışma Grubu ve Meclislerde görüş oluşturmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-haziran-toplantisi-yapildi">ANTALYA KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU HAZİRAN TOPLANTISI YAPILDI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz 17 Haziran 2026 tarihinde yapılan, Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısına katıldı.</p>
<p>Kentimiz için büyük önem taşıyan Dokuma Alanına ilişkin proje sürecinin katılımcı bir anlayışla yürütülmesi ve şekillendirilmesi konusunda bilgi alışverişinde bulunuldu. Bu yaklaşım Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyelerince memnuniyetle karşılanmış olup, konu ilgili Çalışma Grubu ve Meclislerde görüş oluşturmak üzere çalışmalara başlanacaktır. Ortaya çıkacak görüş ve öneriler Kepez Belediyesi başta tüm kamuoyu ile paylaşılacaktır.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-8065" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-2-300x137.jpeg" alt="" width="300" height="137" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-2-300x137.jpeg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-2-1024x467.jpeg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-2-768x350.jpeg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-2-1536x700.jpeg 1536w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-2.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-8066" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-3-300x137.jpeg" alt="" width="300" height="137" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-3-300x137.jpeg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-3-1024x466.jpeg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-3-768x350.jpeg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-3-1536x699.jpeg 1536w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2026/07/ANTALYA-KENT-KONSEYI-FOTOGRAF-3-2048x932.jpeg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-haziran-toplantisi-yapildi">ANTALYA KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU HAZİRAN TOPLANTISI YAPILDI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANTALYA ARKEOLOJİ MÜZESİ BİNASININ YIKILARAK FARKLI BİR MİMARİ PROJEYLE İNŞASINA İLİŞKİN RAPOR</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-arkeoloji-muzesi-binasinin-yikilarak-farkli-bir-mimari-projeyle-insasina-iliskin-rapor</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jul 2025 12:11:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=7358</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; I. Sorunun Özeti Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, Bahçelievler Mahallesi, 12410 ada 1 parselde yer alan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin deprem riskli olduğu, sergileme ve depolardaki eser kapasitesiyle sağlıklı işletilemeyeceği gerekçeleriyle yenilenmesi amacıyla bir proje hazırlandığı konusu Antalya’nın gündemindedir. Kent Konseyimizin Kültürel Miras, İmar Planlama, Altyapı ve Kültür ve Sanat çalışma gruplarının 06.05.2025 tarihli ortak toplantısında, [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-arkeoloji-muzesi-binasinin-yikilarak-farkli-bir-mimari-projeyle-insasina-iliskin-rapor">ANTALYA ARKEOLOJİ MÜZESİ BİNASININ YIKILARAK FARKLI BİR MİMARİ PROJEYLE İNŞASINA İLİŞKİN RAPOR</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>I. Sorunun Özeti</strong></p>
<p>Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, Bahçelievler Mahallesi, 12410 ada 1 parselde yer alan Antalya Arkeoloji Müzesi’nin deprem riskli olduğu, sergileme ve depolardaki eser kapasitesiyle sağlıklı işletilemeyeceği gerekçeleriyle yenilenmesi amacıyla bir proje hazırlandığı konusu Antalya’nın gündemindedir. Kent Konseyimizin Kültürel Miras, İmar Planlama, Altyapı ve Kültür ve Sanat çalışma gruplarının 06.05.2025 tarihli ortak toplantısında, müze için hazırlanan yeni proje, müellifi tarafından tanıtılmıştır. Kentte meslek örgütleri ve STK’lar konuyu tartışmaktadır. Kent Konseyimizin ilgili çalışma grupları (Kültürel Miras, İmar Planlama, Altyapı, Kültür ve Sanat) Arkeoloji Müzesi’ne ilişkin durumu gündemlerine alarak incelemiş, raporlar hazırlamışlardır. Ortaya çıkan bilgi ve bulgular öz halinde birleştirilerek bu görüş metni oluşturulmuştur.</p>
<p><strong>II.  Mevcut Arkeoloji Müzesi’nin Tarihçesi ve Nitelikleri</strong></p>
<p>Antalya Arkeoloji Müzesi’nin mevcut binası 1964 yılında Bayındırlık Bakanlığı tarafından düzenlenen ulusal mimari proje yarışmasında, Akdeniz iklimine uyumlu açık ve yarı açık sergi alanları, işlevsel ve modüler plan şeması, doğal ışık kullanımı ve parçalı kütle tasarımıyla modern müzecilik anlayışını sergileyen özgün bir mimari yaklaşım sunması nedenleriyle birincilik ödülü almıştır. Yarışma jürisinin, mimarların yanı sıra Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü temsilcilerinden oluşması, yapının yalnızca mimari ölçütlerle değil, müzecilik kriterleriyle de değerlendirildiğini göstermektedir. Bu bağlamda yapı, işlevsel, tarihsel, belgesel ve özgünlük değerlerini eşzamanlı olarak taşımakta; modern müzeciliğin mekânsal karşılığını temsil eden erken ve nitelikli bir örnek olarak öne çıkmaktadır.</p>
<p>Ödül alan proje esas alınarak inşa edilen yapı 1972 yılında hizmete açılmıştır. Müze, Türkiye&#8217;de yarışmayla elde edilen ilk müze binası olup, Türkiye’nin modern müzecilik anlayışını yansıtan ilk örneklerden birisidir. Mimar Doğan Tekeli, Mimar Sami Sisa ve Mimar Metin Hepgüler’in tasarımı olan yapı, sadece Antalya için değil, ülkemiz açısından da modern müze mimarisi ve kültür politikaları açısından da temel bir referans niteliğindedir. Antalya Müzesi&#8217;nin özgün ve nadir bir diğer mimari niteliği de, Türkiye’de az sayıda örneği bulunan açık sergileme mekânı olan lapidaryumudur. Bu yarı açık sergi alanı, yapının modern müzecilik vizyonunu temsil eden önemli bir özgünlük öğesidir. Söz konusu alan, Karatepe Açık Hava Müzesi’nde 1961 yılında uygulanmaya başlanan açık sergileme anlayışıyla paralellik göstermekte olup, yapıya ait açık saçak yapıları 2009 yılında tescil edilmiştir. Dolayısıyla, aşağıda değinilen Adana örneği ve Karatepe örneği, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin yalnızca mimari estetik ve müzecilik kriterleri açısından değil; aynı zamanda yerel bağlam, işlevsel çeşitlilik, hatıra değeri ve mekânsal özgünlük açısından da korumayı hak eden bir kültürel miras değeri olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Antalya Arkeoloji Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonu, çağdaş sergileme anlayışı ve mimari düzenlemesiyle 1988 yılında Avrupa Konseyi Özel Ödülü’ne layık görülmüştür. Bu prestijli ödül, müzenin arkeolojik mirası koruma ve sergileme işlevini başarıyla yerine getirmesinin yanı sıra, bölgenin kültürel kimliğini güçlü bir biçimde yansıtması ve eğitimsel katkılar sunmasıyla da ilgilidir. Antalya Müzesi, koleksiyonundaki eserleri sistematik ve kronolojik bir biçimde sunarken, ziyaretçiye estetik ve öğretici bir deneyim de yaşatmaktadır. Geçmişle gelecek arasında köprü kuran, toplumsal bağları güçlendiren ve aidiyet duygusunu pekiştiren kişisel ve toplumsal bellek ve kent bilincinin oluşmasında Antalya Müzesi hafıza mekânı olarak görev yapmaktadır.</p>
<p>Döneminin modern mimarlık anlayışı ve çağdaş müzecilik ilkelerine uygun olarak tasarlanan yapı modern müzeciliği temsil eden örnek bir müze yapısı olarak öne çıkmaktadır. Antalya Arkeoloji Müzesi, bir sergileme yapısı olmasının yanında ülkemizde müze mimarisinin gelişimini yansıtan öncü ve özgün bir kültür yapısıdır. Bu durum yapının kültürel varlık yönünü ortaya koyması nedeniyle korunması ve geleceğe aktarılması yönünden de tartışılmasını gerekli kılmaktadır. Türkiye&#8217;de modern müzecilik anlayışının erken ve nitelikli örneklerinden biri olarak öne çıkan yapı 1994 Nara Özgünlük Belgesi çok katmanlı özgünlük ilkelerini karşılaması nedeniyle de önemli bir kültürel miras yapısı özelliği taşımaktadır.</p>
<p>Antalya Arkeoloji Müzesi sergileme yanında kütüphane, konferans salonu, açık hava tiyatrosu, sanat galerisi ve kafeterya gibi birimleriyle de çok yönlü bir kültür ve eğitim merkezi olarak hizmet vermektedir. 1976 Antalya Film ve Sanat Festivali etkinliklerine ev sahipliği yapması nedeniyle Antalyalılar yanında çok sayıda ziyaretçisi açısından da anı değeri taşımaktadır. Kentin ortak hafıza mekânlarından birisi durumunda olup gerek kişisel gerekse toplumsal olarak Antalya’lıların belleğinde vazgeçilmez bir yeri bulunmaktadır. Belirtilen özellikleri ile Antalya Arkeoloji Müzesinin Adana Arkeoloji Müzesi ve Karatepe Açık Hava Müzesi gibi kültür varlığı olarak tescillenmesi ve uzun yıllar hizmet etmesi arzu edilmektedir.</p>
<p>Ancak yapım sırasında ve kullanım sürecinde özellikle de 1980’li yıllardan itibaren yapılan bazı müdahaleler nedeniyle, yapının özgün değerlerinin zarar gördüğü görülmektedir. Bu müdahalelerden önemli görülenler aşağıdaki şekilde özetlenebilir;</p>
<ul>
<li>Teras çatıların izolasyon sorunlarının giderilememesi amacıyla teras çatılı yapıya gizli dereli kiremit örtülü ahşap çatıların eklendiği,</li>
<li>Doğal ışık sağlayan bant pencerelerin kapatıldığı,</li>
<li>Yapının kısa sürede mekânsal açıdan yetersiz kalması ve bu sorunun giderilmesi amacıyla mevcut bina ile bitişik iki katlı ve bodrumlu mekânların eklendiği,</li>
<li>Mekânsal ihtiyaçlar nedeniyle Antalya Müzesi&#8217;nin özgün ve nadir mimari örneği olan, Türkiye’de az sayıda yapıda bulunan ve yapının modern müzecilik vizyonunu temsil eden açık sergileme mekânı lapidaryumun kapatıldığı gözlenmektedir.</li>
</ul>
<p>Öte yandan Antalya Müzesinin eser envanteri, 1970’li yıllardan günümüze arkeolojik kazılarda yoğun çalışmalar yapılmasının da etkisiyle artmış ve yetkililerce mevcut yapının eser koleksiyonunun sergilenmesi, korunması gibi hedefleri için yetersiz kaldığı da bildirilmiştir. 06.05.2025 tarihli toplantıda yapılan sunumda yeni müzeye ilişkin avan projede mevcut yapı alanından bir miktar artış olduğu bu artışın da bodrum katta eser deposu olarak kullanılabileceği belirtilmiştir.</p>
<p><strong>III. Mevcut binanın yıkılması ve eserlerin taşınma-depolama süreçlerindeki riskler</strong></p>
<p>Binanın deprem riski ve alan yetersizliği gerekçe gösterilerek yıkılma kararının doğuracağı en önemli risklerinden birisi müzenin uzun süre ziyarete kapalı olacak olmasıdır. 15 Temmuz 2025 tarihinde ziyarete kapanacağı duyurulan müzenin kapalı olacağı süre bilinmemekle birlikte bunun yıllarca sürmesi muhtemeldir. Bu süre içinde eserler konteynerler içinde tutulacağından, yılda 200.000’e yaklaşan ziyaretçi, dünya mirasını görmekten mahrum bırakılacaktır.</p>
<p>Binanın yıkımı öncesinde, arkeolojik eserlerin güvenli taşınması ve saklanması için uyulması gereken kurallar uluslararası standartlarda belirtilmiş olup, bu kadar riskli ve külfetli bir işlem için gerekçenin zorunluluk içermesi gerekir. Hem eserlerin korunması hem de yasal ve etik sorumlulukların yerine getirilmesi açısından eserlerin hasar ve çalınmaya karşı sigorta ettirilmesi gerekecektir. Eğer sigorta ettirilmezse kurum personeli üzerine zimmetli bu eserlerin maruz kalacağı hasar ve çalınma durumlarında sorumluluğun kime ait olacağı konusu yanıtsız kalmaktadır. Eserler yerlerinden alındıktan sonra, konteynerlere konularak tekrar sergileneceği veya depolanacağı yere nakledilene kadar bu konteynerler içinde bekletileceği ifade edilmektedir. Antalya’nın aşırı nemli, aşırı sıcak ve aşırı yağışlı ikliminde eserlerin zarar görebileceği hesaba katılmalıdır. Tüm konteynerlerin iklimlendirmeli olması ve elektrik ve arıza durumları için jeneratör ve yedek cihaz tedbirleri alınabilir olmasına rağmen bunun da aşırı bir maliyete neden olacağı açıktır. Afet, savunma veya başka seçenek bulunmaması gibi durumlarda katlanılabilecek bu süreçler, binanın depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmak istenmesi, yıkılmadan önce de eserlerin taşınması için rasyonel olmayacaktır.</p>
<p>Yukarıda açıklanan risklerin azaltılması için bina yıkılmamalı, yapısal güçlendirme yoluna gidilmelidir. Binanın yıkılmaksızın geleneksel güçlendirme yöntemleriyle güçlendirilebileceği ve tek katlı bir yapı için ekonomik olacağı görüşü dışında diğer bir avantajı; eserlerin tamamının bina dışına taşınmasına gerek kalmadan güçlendirme çalışmasının yapılabileceği gerçeğidir. Yenilikçi güçlendirme yöntemleriyle ise müzedeki eserlerin bina içinde geçici yer değiştirmeleri dışında herhangi bir taşınma işleme gerek kalmayacaktır.  Müze belli oranda ziyarete açık tutulabilecektir. Bu yöntemler hastanelerde hizmete kapanma ve taşınma olmaksızın uygulanabilmektedir. Müze yapımızın birçok bölümünde uygulanabilecek dıştan güçlendirme tekniğinde ise eserlerin bina içinde dahi yer değiştirmesine gerek kalmaksızın, müze ziyareti engellenmeksizin yapılabiliyor olmasıdır.</p>
<p><strong>IV. Öneriler ve Sonuç: </strong></p>
<p>Yukarıda belirtilen konular bütün olarak değerlendirildiğinde;</p>
<ol>
<li><strong>Mevcut yapının özgün kültürel miras değeri korunmalıdır.</strong>
<ol>Türkiye’de yarışma ile elde edilmiş ilk müze projesini temsil eden Antalya Arkeoloji Müzesi, 1960’ların çoğulcu mimarlık anlayışı içinde şekillenen, organik ve Akdeniz mimarisi ögelerini modernist bir yaklaşımla birleştiren öncü bir kamusal yapıdır. Müze, ziyaretçi odaklı sergileme düzeni ve özgün mekânsal organizasyonuyla, Türkiye&#8217;de modern müzecilik anlayışının erken ve nitelikli örneklerinden biri olarak yalnızca fiziksel bir sergileme yapısı değil; aynı zamanda Türkiye’de müze mimarisinin kurumsallaşma sürecini yansıtmaktadır. Müze, sadece eser sergileme işleviyle sınırlı kalmayıp; kütüphane, konferans salonu, açık hava tiyatrosu, sanat galerisi ve kafeterya gibi birimleriyle çok yönlü bir kültür ve eğitim merkezi olarak tasarlanmış ve hizmet vermiştir. Bu özellikleriyle müze, işlevsel ve bellek değeri yüksek, yaşayan bir kültürel odak noktası hâline gelmiştir. Bu yönleriyle, yalnızca fiziksel değil, işlevsel ve bağlamsal özgünlüğü de barındıran yapı, 1994 tarihli Nara Özgünlük Belgesi’nde tanımlanan çok katmanlı özgünlük ilkelerini karşılamakta; bu da onu korunması gereken önemli bir kültürel miras yapısı haline getirmektedir. Bu çok katmanlı kimliğin göz ardı edilmesi, koruma politikalarının bilimsel ve tarihsel temellerden uzaklaştığını göstermekte; yapının tescil ve koruma kararlarında yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.</ol>
</li>
<li>
<ol style="margin-bottom: 1.5em; margin-left: 0px;">
<li><strong>Mevcut yapının bulunduğu müze alanı, yakın çevresindeki kamu alanlarından faydalanılarak büyütülmelidir.</strong></li>
</ol>
<p>Farklı bir mimari projeyle, yeni bir müze binası inşa kararı için gösterilen gerekçelerden birisi de yapı alanının mevcut eser kapasitesi için yetersiz kaldığıdır. Fakat öneri yeni müze projesinde de eser artışına paralel alan büyüklüğüne ulaşılmadığı anlaşılmaktadır. Bu tutarsızlık sebebiyle de yeni yapı yapma isteminin anlamlı olmadığı görülmektedir. Nitekim ilgili parselde yeni bina yapılması veya mevcut binanın korunarak kullanılması gibi tüm olasılıklarda bölge müzesi niteliğindeki bir yapının Antalya gibi arkeolojik değerler açısından son derece zengin bir ilin müze ihtiyacını karşılayamayacağı açıktır. Bunun en temel sebebi mevcut müze alanının uygulama imar planında büyüme öngörülmeden sınırlandırılmış olmasıdır. Oysa, mevcut binanın yerinde korunarak kullanılması ve müzeye ayrılan alanda büyüme olanaklarının araştırılması en doğru yaklaşım olacaktır. Mevcut haliyle arkeoloji müzesi alanının halihazır oturum alanında mevcut nitelikli peyzajı da koruyarak yapısal büyüme olanağı bulunmamaktadır. Ancak komşu kamu alanlarından yararlanarak büyüme sağlanabilecektir. Nitekim alana ilişkin uygulama imar planı incelendiğinde alanın doğusunda Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü’nün kullanımında olup, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarında “Tarla, Kuru Dere, Tapulama Harici Alan” niteliğinde olan oldukça geniş bir alan, kuzeyde ise uygulama oteli olarak kullanılan yine geniş bir kamusal alan bulunmaktadır. Antalya Kent Konseyi’nin yıllardır savunduğu bu büyüme gerçekleşirse, Antalya Arkeoloji Müzesi gerçek bir bölge müzesi düzeyine gelebilecek ve kentin, peyzaj öğeleri ve doğal çevreyle bağ kurduğu, yapının kent dokusu içerisindeki temsil gücünü arttırdığı, sadece bölgenin zengin mimari ve arkeolojik mirası sergileme alanı olmasının ötesine geçerek düzenli olarak gerçekleştirilen sanatsal, kültürel ve bilimsel etkinliklere ev sahibi olabildiği dinamik ve çağdaş bir kültürel platform işlevi görecektir. Bu yaklaşım, kısa erimli çözümler yerine, Antalya’nın yarışma yolu ile elde edilmiş mevcut müze binasının özgün tasarım anlayışını yansıtacak ve çağdaş müzecilik anlayışı ile entegre olacağı bütüncül bir tasarım çerçevesinde, müzeyi alan zorlaması olmadan hak ettiği nitelikte bir proje ile 21. yüzyıla taşıyabilecektir.</li>
<li>
<ol style="margin-bottom: 1.5em; margin-left: 0px;" start="3">
<li><strong>Koruma ve genişleme önerileri uzmanların görüşleri doğrultusunda gerçekleştirilmelidir. Yapı özgün projesine göre restore edilmeli, yenilikçi yöntemlerle güçlendirilmeli, müze ziyarete kapatılmamalıdır.</strong></li>
</ol>
<p>Mevcut yapının orijinal yarışma projesindeki özgün değerlerini olumsuz yönde etkileyen tüm eklerden arındırılması, deprem riski mevcutsa depreme dayanıklı hale getirilmesi ve müze alanının büyütülmesi gerekmektedir. Tüm bu işlemler ancak ilgili alanlarda (mimari koruma ve restorasyon, mimari tasarım, inşaat mühendisliği, şehir ve bölge planlama vb.) uzmanların uluslararası bilimsel standartlar çerçevesindeki görüşleri doğrultusunda gerçekleşebilir. Bu süreç, kamusal olanı onarmak ilkesine dayalı, kolektif ve demokratik bir üretim süreci olarak ele alınmalıdır.  Bu kapsamda, mevcut müze yapısının korunmasıyla birlikte, iki aşamalı ulusal mimari proje yarışması yoluyla Müze Kompleksi tasarımının elde edilmesi önerilmektedir.</p>
<p>Yarışma süreci; mevcut yapının korunması, mimari ve tarihsel özgünlüklerin gözetilmesi ve kültürel sürekliliğin sağlanması esaslarına uygun olarak yapılandırılmalıdır. Yarışma öncesinde, disiplinler arası uzmanlık alanlarından oluşturulacak danışman jüri eşliğinde, teknik ve kültürel çerçeveyi belirlemek üzere mevcut durum raporları ve uzman görüşleri doğrultusunda kapsamlı bir hazırlık süreci yürütülmelidir. Yarışma süreci yalnızca idari bir prosedür olarak değil; çok aktörlü, katmanlı ve kapsayıcı bir kamusal üretim süreci olarak değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda, süreci yönetecek yürütücü ekibin kuramsal, kurumsal, teknik ve idari bileşenleri bir araya getiren çok disiplinli bir yapıda olması önerilmektedir. Sürecin farklı aşamalarında açık çağrılar yapılması ve gerektiğinde halk oylamaları gibi yöntemlerle kamusal katılımın güçlendirilmesi öngörülmektedir. Bu önerilen model, Antalya Arkeoloji Müzesi’nin fiziksel açıdan özgün özelliklerinin korunmasının yanısıra, kültürel, sosyal ve kurumsal düzeyde de onarılmasını, müze kompleksine katılan ek alanlarla 21. yüzyıldaki ihtiyaçlara göre yeniden yorumlanmasını ve toplumsal bellekteki yerinin çoğulcu bir yaklaşımla güçlendirilmesini hedeflemektedir. Müze hem bu sürecin ürünü hem de sürecin kendisini dönüştüren bir kamusal alan olarak yeniden kurgulanabilecektir.</p>
<p>Sonuç olarak, Antalya Arkeoloji Müzesi’ne ilişkin gündemdeki sorunların çözümüne yönelik en uygun yaklaşım; mevcut müze yapısının, uluslararası bilimsel ve mesleki ilkelere uygun biçimde güçlendirilmesi ve ödüllü mimari projesi doğrultusunda restore edilip kullanılmaya devam edilmesidir. Buna ek olarak, müzenin işlevlerini daha etkin biçimde yerine getirebilmesi amacıyla, yapının hizmet verdiği alanın genişletilmesi ve ihtiyaç duyulan ek yapıların çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda tasarlanarak inşa edilmesi önerilmektedir.</p>
<p>Antalya Bölge Müzesi/Müzeler Kompleksi’nin uzun erimli ve sürdürülebilir biçimde hizmet verebilmesi, mevcut müze yapısının çağdaş teknolojilerle donatılarak günümüz ihtiyaçlarına yanıt verebilir hâle getirilmesi, fikir ve anı değerinin korunması, alansal gelişim gereksiniminin yakın çevredeki kamu alanlarıyla bütünleşik biçimde karşılanması ve tüm bu ilkeleri temel alan çağdaş müzecilik anlayışının ulusal düzeyde düzenlenecek bir proje yarışması aracılığıyla tasarıma dönüştürülmesiyle mümkündür.</li>
</ol>
<p><strong>YÜRÜTME KURULU</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-arkeoloji-muzesi-binasinin-yikilarak-farkli-bir-mimari-projeyle-insasina-iliskin-rapor">ANTALYA ARKEOLOJİ MÜZESİ BİNASININ YIKILARAK FARKLI BİR MİMARİ PROJEYLE İNŞASINA İLİŞKİN RAPOR</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANTALYA KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU &#8220;BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINA&#8221;</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-buyuksehir-belediye-baskan-adaylarina</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Feb 2024 06:02:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Basın Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=6264</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; BASIN BÜLTENİ KENT MÜZESİNDE KARALIYIZ KARAALİOĞLU PARKINDA BAŞLANAN KENT MÜZESİNİ KİMSE ENGELLEYEMEZ! Kentleri kent yapan en önemli unsurların başında o kente ait kültürel ve doğal değerler gelmektedir. Kültürün temel taşı insandır. Kentin de temelinde insan olmalıdır. 20.yüzyılda yaşadığı göçle Antalya geleneksel yapısından çok farklı bir yapıya dönüşmüş kent kavramının ötesinde insanların yığıldığı bir yerleşim [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-buyuksehir-belediye-baskan-adaylarina">ANTALYA KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU &#8220;BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINA&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BASIN BÜLTENİ</strong></p>
<p><strong>KENT MÜZESİNDE KARALIYIZ KARAALİOĞLU PARKINDA BAŞLANAN KENT MÜZESİNİ KİMSE ENGELLEYEMEZ!</strong></p>
<p><strong>Kentleri kent yapan en önemli unsurların başında o kente ait kültürel ve doğal değerler gelmektedir. Kültürün temel taşı insandır. Kentin de temelinde insan olmalıdır. 20.yüzyılda yaşadığı göçle Antalya geleneksel yapısından çok farklı bir yapıya dönüşmüş kent kavramının ötesinde insanların yığıldığı bir yerleşim haline gelmiştir. Antalya’nın tekrar kent olabilmesinin tek bir çözümü vardır. “Geçmiş kültürel birikimi ve kısa sürede ülkenin hatta dünyanın her yerinden gelen insanların barış içinde birlikte yaşadığı ve oluşturmaya çalıştığı yeni kültürlerin toplumla buluşturulmasıdır.” Bunun en önemli araçlarından biri de kent müzeleri ve kültür yaşam alanlarıdır. Kent Müzesi Ülkemizde ve dünyada bunun birçok örneğiyle karşılaşmak mümkündür. </strong></p>
<p>Bu düşünce ile bundan 23 yıl önce Antalyalılar, Kent Konseyi önceliğinde, Antalya Kent Bellek Merkezi ve Kent Müzesi kurma çabalarına başlamışlardır. Bu çabaya 2001 yılından 2019 yılına kadar tüm Büyükşehir Belediye Başkanları siyasi kaygıların ötesinde sahip çıkmışlar ve önder olmuşlardır.  2001 yılında Sn. Bekir KUMBUL’un Kent Bellek Merkezi oluşturmasıyla bu süreç başlamıştır. Sn. Menderes TÜREL’in görevde olduğu iki dönemde Karaalioğlu Parkı’nı Kent Müzesi olarak baştan planlamış ve inşaatlarının önemli kısmını tamamlamıştır. Müzenin en önemli fiziki yapısı ise Sn. Mustafa AKAYDIN zamanında yapılmış ve Bülent Ecevit Kültür Merkezi olarak hizmete açılmış ve Bellek merkezi yayınlarıyla önemli yol katedilmiştir. 2019 Yerel Seçimlerinden hemen sonra yeni Belediye Başkanı Sn. Muhittin BÖCEK’in Danışmanı Kent Konseyinde Müzeden vazgeçildiğini açıklamıştır. Bu açıklamayla Kent Müzesini yok etme süreci başlamış, bu işin öncüleri geçmiş başkanlar, Kent Konseyi, Meslek Odaları ve STK’lar yok sayılmış, düzmece dilekçelerle Müzenin ana binası olan Eski Kapalı Spor Salonu yok edilmeye çalışılmıştır. Beş yıldır devam eden bu süreçte sit alan olan Karaalioğlu Parkı içinde yasal olmayan kaçak uygulamalarla Müzenin geleceği de engellenmeye çalışılmıştır. <strong>Son olarak şimdiki yönetimin ilk üç yılında tahta perdelerle kapatılarak boş bırakılan; farelere mesken, fuhuşa mekan haline getirilen Bülent Ecevit Kültür Merkezi özel bir firmaya kiralanarak müzenin ölümüne karar verilmiştir. Bugün Eski Kapalı Spor Salonunun iskeleti de bu ölünün sembolü olarak kentliye sunulmaktadır.</strong></p>
<p>Yerel seçim süreciyle birlikte adaylığı açıklanan Sn. Hakan Tütüncü’nün ne yazık ki kentle ilgili ilk açıklamalarından birisi de Müzenin yapılmayacağı ve alanın eski haline getirileceği olmuştur. Anlaşılan seçildiği taktirde o da Büyükşehir Belediyesiyle ilgili kararları kentliyle tartışmadan tek başına yada birkaç danışmanıyla alacaktır. Ancak Kent Müzesi bir belediye başkanının özel tasarrufu değil adından anlaşılacağı gibi “Kentin ve kentlinindir”. Karaalioğlu Parkı’ da Cumhuriyet Antalya’sının en önemli alanlarındandır ve Antalya’nındır. Bunun kararı 23 yıl önce Antalyalılar tarafından verilmiştir ve Antalya Kent Konseyinin de kırmızı çizgisidir. Geçen beş yıl bizim için sadece ertelenmiş süreçtir.</p>
<p><strong>Sonuç olarak: Konsey olarak, Büyükşehir Belediye’sine yeni dönem için başkan adayı olanlarla Kent Müzesinin seçildikleri kendi dönemleri içinde Antalya’ya kazandıracaklarına dair “namus sözü” vermedikleri sürece onlarla bu konuda hiçbir diyaloğa girmeyeceğiz ve yaşanan geçmiş dönemi belgeleriyle ve altındaki imzalarıyla birlikte kamuoyuyla paylaşacağız, çeşitli eylemlerle de gündemde tutacağız.</strong></p>
<p><strong>Unutulmamalıdır ki, Antalya Büyükşehir Belediyesi bir ilçe ya da kasaba belediyesi değildir. Bugün Antalya 14 milyar turizm geliri, 15 milyonun üzerinde turisti ile Türkiye’nin dünyaya açılan “aydınlık penceresidir”. Bu kentin sahibi 2 700 000 insanda bunun farkındadır. Yönetime talip olanların da bu bilince sahip olması gerekmektedir.    </strong></p>
<p>Kamuoyuna saygıyla duyururuz</p>
<p><strong> ANTALYA KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-6265" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/antalya-kent-muzesi-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/antalya-kent-muzesi-300x225.jpg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/antalya-kent-muzesi-768x576.jpg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/antalya-kent-muzesi-501x375.jpg 501w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2024/02/antalya-kent-muzesi.jpg 800w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-buyuksehir-belediye-baskan-adaylarina">ANTALYA KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU &#8220;BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINA&#8221;</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İLKESEL VE ETİK DEĞERLER”           </title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/6207-2</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Dec 2023 09:31:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=6207</guid>

					<description><![CDATA[<p>ANTALYA KENT KONSEYİ  YÜRÜTME KURULU BASIN BÜLTENİ “İLKESEL VE ETİK DEĞERLER”                                                                     Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, yerel seçimler yaklaşırken hazırladığı “ilkesel ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/6207-2">“İLKESEL VE ETİK DEĞERLER”           </a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>ANTALYA KENT KONSEYİ </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>YÜRÜTME KURULU</strong></p>
<p><strong>BASIN BÜLTENİ</strong></p>
<p><strong>“İLKESEL VE ETİK DEĞERLER”                                                                  </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, yerel seçimler yaklaşırken hazırladığı “ilkesel ve etik değerler”le ilgili bildiri hazırlayarak yeniden oluşacak belediye meclislerinin de temsil şekli ve işleyişine yönelik önerilerde bulunmaya devam ediyor.</p>
<p>Kurulun hazırladığı,  “Yerel yönetimlerde ilkesel kararlar ve etik değerler neler olmalı” başlıklı son raporda, yerel yönetimlerde temel ilkenin, merkezin üstlenmediği bazı kamu hizmetlerinin, özerk faaliyet gösteren ayrı bir mal varlığı ve bütçeye sahip kurumlarca yürütülmesi esasına dayalı olduğuna dikkat çekilerek şöyle devam ediyor;</p>
<p>Yerel yönetimlerin; ‘Ulusal sınırlar içerisindeki değişik büyüklükte ki topluluklarda yaşayan insanların ortak ve yerel nitelikteki gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan ve hukuk düzeni içerisinde oluşturulmuş anayasal kuruluşlardır’ tanımlamasının yapıldığı raporda, “Yerel topluluk üyelerinin kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ekonomik, sosyal, kültürel zenginliğe ve refaha ilişkin yerel hizmetleri genel yetkiyle, kendi sorumluluğu doğrultusunda yerine getiren, işleyişinde açıklığı, şeffaflığı çoğulcu ve katılımcı demokrasi ilkelerini hayata geçiren, yetkilerin yerel halka en yakın yönetim birimince kullanıldığı, kamu tüzel kişiliğe sahip özerk demokratik kuruluşlardır” deniliyor.</p>
<p>Antalya Kent Konseyi’nin tüm gruplarının üzerinde çalışarak almış olduğu kararların, tespitlerin ve raporların yerel yönetimlerin işleyişinde etkin olmasının sağlanması gerektiğine de dikkat çekilerek, şu önerilerde bulunuluyor:</p>
<p>Meclis üyelikleri için temel mesleklerin bir kotası olmalı ve her meslek grubundan (Esnaf, kırsal kesimde çalışanlar, çiftçiler, engelliler, mühendis, avukat, eğitimci, doktor,  müteahhit v.b) kişilerin temsili sağlanmalıdır.</p>
<p>İşe alımlarda liyakata dikkat edilmeli, her türlü istismardan uzak, insana göre değil işe göre insan alınmalıdır. Yapılan her iş, açık bir şekilde vicdan, dürüstlük çerçevesinde kentin gereksinimlerine cevap verecek bir planlama dahilinde yapılmalıdır. Her türlü işleyiş hesap verilebilirlik çerçevesinde olmalıdır.</p>
<p>Arazi ve arsa rantlarını arttırmaya ve rantı paylaşmaya yönelik bir anlayıştan uzak, kimlikli bir kent, kendi yandaşını kayırmayan ilişki modeli, yolsuzlukla mücadele eden, kaçak yapılaşmaya asla göz yummayan yönetim olmasına dikkat çekilmiştir.</p>
<p>Cinsiyete Duyarlılığı da vurgu yapılan raporda kentte yaşayanların, kent yaşamına katılabilmesinin önündeki engellerin belirlenmesi, bu konuda çözüm üretilmesi, yerel hizmetlerin belirlenmesinden uygulanmasına kadar tüm basamaklarda cinsiyet farklılıklarının ve güç ilişkilerinin gözetilmesi hareket, cinsiyete dayalı ayırımcılığın önüne geçecek dengeli politikalar üretilmesi, hizmetlere erişimin dengeli dağılımının sağlanması şeklinde belirtilmiştir.</p>
<p>Altyapı çalışmaları ağaçlandırma faaliyetleri de dikkate alınarak bir planlama çerçevesinde yapılmalı, kentte gettolaşma engellenmeli, halka yönelik eğitim programlarına daha çok bütçe ayırarak kentlilik konusunda bilinçlenmeleri sağlanmalı, kentin ekonomik gelişimine katkı için kırsal kalkınma yatırımlarına destek olup alım garantisi ile kent ve köyleri birleştirme uzlaştırma çalışmaları yapılmalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-6208" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-300x200.jpg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-1024x683.jpg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-768x512.jpg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-391x260.jpg 391w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-1536x1025.jpg 1536w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-2048x1367.jpg 2048w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-345x230.jpg 345w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-770x513.jpg 770w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-370x247.jpg 370w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-440x294.jpg 440w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-570x380.jpg 570w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/12/DSC_2405-170x113.jpg 170w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/6207-2">“İLKESEL VE ETİK DEĞERLER”           </a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>YÜRÜTME KURULU EYLÜL AYI TOPLANTISI YAPILDI</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/yurutme-kurulu-eylul-ayi-toplantisi-yapildi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Sep 2023 07:28:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=6013</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Eylül ayı toplantısında Cumhuriyet’in 100. Yılını, kültür ve sanatsal etkinlikleri ve yerel seçimlere yönelik çalışma gruplarından gelen önerileri gündeme almıştır. Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısı Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya Yürütme Kurulu üyeleri . Toplantıda meclislerin ve çalışma gruplarının belirtilen gündemlerle [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/yurutme-kurulu-eylul-ayi-toplantisi-yapildi">YÜRÜTME KURULU EYLÜL AYI TOPLANTISI YAPILDI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Eylül ayı toplantısında Cumhuriyet’in 100. Yılını, kültür ve sanatsal etkinlikleri ve yerel seçimlere yönelik çalışma gruplarından gelen önerileri gündeme almıştır. Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısı Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya Yürütme Kurulu üyeleri . Toplantıda meclislerin ve çalışma gruplarının belirtilen gündemlerle ilgili görüşleri alınarak, gerekli kararlar alındı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-6014" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-300x200.jpg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-1024x683.jpg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-768x512.jpg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-391x260.jpg 391w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-1536x1025.jpg 1536w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-2048x1367.jpg 2048w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-345x230.jpg 345w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-770x513.jpg 770w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-370x247.jpg 370w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-440x294.jpg 440w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-570x380.jpg 570w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/09/DSC_2412-170x113.jpg 170w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/yurutme-kurulu-eylul-ayi-toplantisi-yapildi">YÜRÜTME KURULU EYLÜL AYI TOPLANTISI YAPILDI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu Akdeniz Üniversitesinde Toplandı</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-akdeniz-universitesinde-toplandi</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 May 2023 10:58:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=5902</guid>

					<description><![CDATA[<p> (17.05.2023) Antalya Kent Konseyi Mayıs ayı Yürütme Kurulu toplantısını,  Akdeniz Üniversitesinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın da katılımı ile yaptı. Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt’un moderatörlüğünde Rektörlük Senato Salonunda yapılan toplantıya Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Turhan, Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Dr. Cengiz Toker, Genel Sekreter [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-akdeniz-universitesinde-toplandi">Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu Akdeniz Üniversitesinde Toplandı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> (17.05.2023)</strong></p>
<p>Antalya Kent Konseyi Mayıs ayı Yürütme Kurulu toplantısını,  Akdeniz Üniversitesinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın da katılımı ile yaptı. Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt’un moderatörlüğünde Rektörlük Senato Salonunda yapılan toplantıya Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Turhan, Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Dr. Cengiz Toker, Genel Sekreter Ali Evren İmre ve Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu üyeleri katıldı.</p>
<p>Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde yapılan Mayıs ayı Yürütme Kurulu Toplantısında Üniversite &#8211; Antalya Kent Konseyi istişare toplantısı gerçekleştirildi. Rektör Özkan, üniversite ve şehir iş birliğinin önemini vurguladı, üniversitenin yapmış olduğu çalışmalar hakkında bilgi sundu.</p>
<p>Üniversitesinin kente kapısını açmasının çok önemli olduğuna vurgu yapan Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, “Biz bu anlamda bir sıkıntı yaşamıyoruz gerçekten hiçbir önerimiz, fikrimiz geri çevrilmiyor. Bu kentle bilimin buluşması, aklın kentle buluşmasıdır. Aynı şekilde üniversite içerisinde de görmek isteriz. Bu kentin doğasını, dokusunu bilen toplumsal yapısını bilen Akdeniz Üniversitesi kent yönetimlerinin gündemine ışığını yansıtmalı. Bizler de bu kapıyı açmak zorundayız. Bu toplantı kent sorunlarını ve kentle üniversiteyi tartıştığımız ilk toplantı oldu. Bu konuda üniversitenin hakkını teslim etmeliyiz. Sorunları birlikte ele almak ve de üniversiteyi kentlilerle tartışabilmek çok kıymetli” ifadelerini kullandı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-5903" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-300x200.jpg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-768x512.jpg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-1024x683.jpg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-391x260.jpg 391w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-345x230.jpg 345w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-770x513.jpg 770w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-370x247.jpg 370w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-440x294.jpg 440w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-570x380.jpg 570w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü-170x113.jpg 170w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1083-Masaüstü-Çözünürlüğü.jpg 1152w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" />          <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-5904" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-300x200.jpg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-768x512.jpg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-1024x683.jpg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-391x260.jpg 391w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-345x230.jpg 345w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-770x513.jpg 770w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-370x247.jpg 370w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-440x294.jpg 440w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-570x380.jpg 570w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü-170x113.jpg 170w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/IMG_1073-Masaüstü-Çözünürlüğü.jpg 1152w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulu-akdeniz-universitesinde-toplandi">Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu Akdeniz Üniversitesinde Toplandı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANTALYA KENT KONSEYİ 14 MAYIS 2023 GENEL SEÇİMLERDE PROGRAMA ALINMASINI İSTEDİĞİ KENT SORUNLARI VE ÖNERİLERİ</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-14-mayis-2023-genel-secimlerde-programa-alinmasini-istedigi-kent-sorunlari-ve-onerileri</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 May 2023 13:16:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=5885</guid>

					<description><![CDATA[<p>ANTALYA KENT KONSEYİ    14 MAYIS 2023 GENEL SEÇİMLERDE PROGRAMA ALINMASINI İSTEDİĞİ KENT SORUNLARI VE ÖNERİLERİ 2023 yılı Mayıs ayında yapılacak genel seçimlere, geçmiş seçimlerde olduğu gibi toplumun bütün kesimlerinin siyasal temsiline olanak sağlayan seçim yasaları ve tüm halkın demokratik olarak aday olabileceği, sadece parti liderlerinin değil halkın belirlediği ya da onayladığı adaylarla seçime gidilebilecek [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-14-mayis-2023-genel-secimlerde-programa-alinmasini-istedigi-kent-sorunlari-ve-onerileri">ANTALYA KENT KONSEYİ 14 MAYIS 2023 GENEL SEÇİMLERDE PROGRAMA ALINMASINI İSTEDİĞİ KENT SORUNLARI VE ÖNERİLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANTALYA KENT KONSEYİ    </strong><strong>14 MAYIS 2023 GENEL SEÇİMLERDE PROGRAMA ALINMASINI İSTEDİĞİ KENT SORUNLARI VE ÖNERİLERİ </strong></p>
<p>2023 yılı Mayıs ayında yapılacak genel seçimlere, geçmiş seçimlerde olduğu gibi <strong>toplumun bütün kesimlerinin siyasal temsiline olanak sağlayan seçim yasaları ve tüm halkın demokratik olarak aday olabileceği, sadece parti liderlerinin değil halkın belirlediği ya da onayladığı adaylarla seçime gidilebilecek bir</strong> <strong>siyasi partiler yasasından yoksun</strong> olarak gidilmektedir.</p>
<p>Ülkemizde genel seçimler bu dönem, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 günü meydana gelen ve 11 ilimizi etkileyen büyük bir yıkıma ve can kaybına neden olan depremin acısının ve ekonomik krizin gölgesinde gerçekleşecektir. Bu dönem seçilecekleri, her zamankinden daha ciddi ekonomik sorunların beklediğini söylemek yanlış olmaz. Bu bağlamda, daha etkin yönetim anlayışında, halka dönük, çağdaş, kaynakları doğru, yerinde ve verimli kullanan, hukukun üstünlüğünü dikkate alan yönetimlerin işbaşına gelmeleri ortak beklentimizdir.</p>
<p>Antalya; iç göçün yanı sıra son yıllarda Dünya’da yaşanan olaylar sonucunda Suriyeli, Rusya ve Ukraynalı  göçmenlerin yoğunluğu nedeniyle kentler yaşanılamaz duruma gelmiştir; <strong><em>Göç nedeniyle Antalya’nın yaşadığı sorunların gözden kaçırılmaması çok önemlidir</em></strong>. İşsizlik, yoksulluk, kira ve konut fiyatlarındaki fahiş artışlar, kente uyum güçlükleri, suçluluk oranlarındaki artış, güvenlik sorunları, eğitim kalitesindeki düşüş, barınma, alt yapı, beslenme, sokakta çalışan çocuklar sorunu, genç nüfusun istihdam olanaklarından yeterince yararlanamaması, çevrenin, ormanların, su kaynaklarının, tarım alanların korunamaması ve doğru planlanmaması, kültür miraslarının korunamaması, hayvan sağlığı ile ilgili yeterli önlemlerin alınmayışı yaşanan sorunların önemli bir kısmıdır.</p>
<p>Yönetimlerin açık, şeffaf ve katılımcı  anlayışdan uzak olmaları ve kamusal alanların işgallerinde denetim mekanizmalarının görevini yapmaması talanın önünü açmıştır. Vatandaşla seçimden seçime ilişki kurulduğu, seçim sonrası vatandaşın unutulduğu kentte ve kırsalda yaşayanlar açısından sorun olarak devam etmektedir. Kamu rezerv alanları tüketilmiştir.</p>
<p>Benzer kentlerde olduğu gibi ‘<strong><em>Dünya Kenti’</em></strong> olmakla ifade edilen kentimiz başta sorunlar her geçen gün daha da büyümektedir.</p>
<p>Bu tespitten hareketle;</p>
<ul>
<li><strong><u>SAĞLIK VE SOSYAL </u></strong></li>
</ul>
<p><strong><u>Türkiye’deki Demografik Gelişmeler Doğrultusunda: </u></strong></p>
<p>Türkiye’de yaşam süresinin kısa olması birçok faktöre bağlıdır. Bunlar; sigara kullanımı, obezite, diyabet, hareketsiz yaşam tarzı gibi çevresel faktörlerin yanı sıra pandemi ve onun neden olduğu ekonomik sıkıntılar, iş kayıpları, stres ve kaygı gibi psikolojik faktörler de kişilerin sağlığını olumsuz yönde etkileyerek yaşam süresini kısaltan faktörlerdir. Ayrıca, pandemi sağlıklı yaşam tarzını sürdürmelerini zorlaştırıcı bir faktör olmuştur.</p>
<p>Türkiye nüfusu gün geçtikçe yaşlanmaktadır. Yaşlanan toplum, ülkenin sağlık, ekonomik ve sosyal sistemleri etkilemektedir. <strong><em>Sağlık hizmetlerine talebin artması, emeklilik sisteminin baskı altına girmesi ve genç nüfusun sayısının azalması söz konusudur.</em></strong></p>
<p>Bu durumda şunlar önerilmektedir:</p>
<ul>
<li>Sağlık hizmetleri geliştirilmeli ve yaşlı nüfusun sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırılmalı, daha fazla doktor, hemşire ve sağlık personeli istihdamı yapılmalıdır.</li>
<li>Yaşlı dostu çevreler oluşturulmalı, yaşlılar için daha güvenli, erişilebilir ve yaşanabilir çevre yaratılmalıdır. Hastaneler, kamu binaları, parklar gibi kamusal alanlar yaşlılar için uygun hale getirilmelidir.</li>
<li>Emeklilik sistemi güçlendirilmeli, emeklilik sisteminin sürdürülebilir olması için reformlar yapılmalıdır.</li>
<li>Yaşlıların sosyal hayata dâhil edilmeli, yalnızlık, depresyon ve diğer sorunların önlenmesi için girişimlerde bulunulmalıdır.</li>
<li>Genç nüfus desteklenmeli, genç nüfusun eğitim, sağlık hizmetleri ve istihdamın için daha fazla yatırım yapılmalıdır.</li>
<li>Genç nüfusun azalması demografik yapıyı değiştirerek ekonomi, iş gücü ve sosyal hizmetleri etkilemektedir. Özellikle ekonomik büyüme açısından üretken nüfusun desteklenmesi gerekmektedir.</li>
<li>Azalan genç nüfusa yönelik nüfus politikaları geliştirilmeli, doğum oranları arttırılmalı ve göç politikaları düzenlenmelidir.</li>
<li><strong><em>Genç nüfusun eğitimine daha fazla yatırım yapılmalı</em></strong>, üniversite eğitimine erişim arttırılarak gençlerin işgücüne daha iyi hazırlanması sağlanmalıdır.</li>
<li>Genç nüfusun istihdamı için işgücü politikaları geliştirilmeli, teknoloji, sağlık ve diğer büyüyen sektörlerde iş imkânları arttırılmalı, girişimcilik desteklenmeli ve yeni işletmelerin kurulması için teşvikler oluşturulmalıdır.</li>
<li>Genç nüfusun aile kurmasını teşvik edici politikalar geliştirilmeli, uygun konut koşulları, çocuk bakım hizmetleri ve diğer aile destek programları geliştirilmelidir.</li>
<li>Genç nüfusun sağlığına daha fazla yatırım yapılmalı, sağlık sigortaları oluşturulmalı ve sağlık bilincinin arttırması için politikalar ve uygulama alanları oluşturulmalıdır.</li>
<li>15 Haziran’ın <strong>“Yaşlılar Şiddet İhmal Suiistimal ve Farkındalık Günü”</strong> olarak parlamentoda ilan edilmelidir.</li>
<li><strong>Demans ve Alzheimer merkezlerinin kent ve kırsal alanda çoğaltılmalıdır.</strong></li>
<li>Bugünleri gerçekleştiren ve geleceği gerçekleştirmek üzere görevini gençlere devreden emeklilerin ve yaşlıların toplumda hak ettikleri yeri ve değeri elde edebilmeleri, hak ettikleri yaşam konforunda yaşayabilmeleri ve yaşam doyumu elde edebilmeleri için çalışmalar yapılmalıdır.</li>
<li>Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte uzayan emeklilik yaşamının, yaşlıların artan sağlık, bakım, korunma ve barınma harcamalarının  ülkemiz yaşam kalitesini olumsuz etkilememesi için üretimi ve katma değeri arttırarak, çalışan sayısını arttırarak geleceğe yatırım yapılmalıdır.</li>
<li>Yaşlılık alanı siyasal, inançsal vb. hiç bir örgütlenmenin tek başına üstesinden gelemeyeceği kadar büyük bir alandır. O nedenle ilgili devlet kurumlarının, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin ve yaşlı temsilcilerinin de katılımıyla geniş katılımlı bir toplumsal mutabakat sağlanarak <strong>yaşlı yaşamı sürekli ele alınmalıdır. </strong></li>
<li><strong>Engellilerin Kullandığı Medikal ve sağlık gereçleri:</strong></li>
</ul>
<p>Yakın zamanda yaşanan deprem kurbanları başta olmak üzere engellilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli ve hatta zorunlu tıbbi ve diğer sosyal güvenlik destekleri (Ortez, protez, Tekerlekli Sandalye, Akülü Sandalye, ilaç vb.) nin <strong><em>ücretsiz katılım payı olmadan sağlanmalı.</em></strong></p>
<p>Sosyal Güvenlik Kurumu bu türden gerekli destek miktarlarını 2010 yılındaki fiyatlandırmaya göre belirlenmeye devam etmektedir. Bunun anlamı, engellilerin son yıllarda artan enflasyonla birlikte veriliyormuş gibi görünen desteklere aslında hiç erişemiyor olmasıdır. Verilen destek miktarları, ürünlerin fiyatlarının yanında olmasa da olur düzeyindedir. Yük engellinin üstüne kalmaktadır. İş bulamayan, sadaka mahiyetindeki engelli aylığı veya destekleriyle günlük gıda gereksinimini bile karşılayamayan engelliler için tıbbi destek ürünlerinin fiyatları karşılanamaz durumdadır.</p>
<ul>
<li><strong>Engelliler çözüm mekanizmalarında yer almalıdır:</strong></li>
</ul>
<p>Siyasi partilerden, yerel yönetimlere ve Millet Meclisi’ne kadar her alanda engellilerin temsili için kota sistemi katılımcı bir yönetim anlayışının yolunu açabilir. Nasıl kadınlar ve gençler için kotalar öngörülüyor ise engelliler içinde kota sistemi getirilmelidir. Kota sistemi ancak bilgi ve birikim, liyakat ile birlikte ele alınmalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>Özel gereksinimli bireyler:</strong></li>
</ul>
<p>Özel gereksinimli bireylerin ailelerinin yükleri çok ağır, yaşları ilerleyen aileler gerçekten çok yorgunlar. Devlet artık bu konuya da el atmalı. Bu yükü paylaşmalı. Batı ülkelerinde olduğu gibi, istihdam ve yaşıtları ile beraber vakit geçirebilecekleri sosyal alanlar, tatil alanları oluşturmalıdırlar. Kontrollü olarak. Aileye de bu arada nefes olacak bir ortam yaratılmalıdır. Zira Eğitim hayatı bittikten sonra bu sorunlar gittikçe büyüyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>II-<u> EĞİTİM</u></strong></p>
<ol>
<li><strong>Türkiye’nin her yerinde açılan ancak kaynak, akademisyen, mekân ve öğrenci sorunu yaşayan özellikle vakıf veya özel üniversitelerin belirlenecek kıstaslar doğrultusunda birleştirilmesi, eğitim kalitesinin yükseltilmesi ve YÖK’ün tümüyle tartışmaya açılması. </strong></li>
<li>Eğitimde mesleği bu olan “öğretmen” olur. Türkiye’de ise “sözleşmeli öğretmen”, “geçici öğretmen” gibi adlarla, tam zamanlı ve profesyonel olmayan kişilerle eğitim-öğretim yürütülmektedir. Bu eğitime verilecek en büyük zarardır.<strong> En kısa zamanda tüm öğretmen açığı giderilmeli ve gerekli öğretmen atamaları yapılmalıdır</strong></li>
<li>Özellikle ve öncelikle dezavantajlı bölgelerden başlanarak, <strong>ilk ve ortaokul öğrencilerine sabah kahvaltısı (çorba en kolay çözümdür) verilmelidir.</strong></li>
<li>İkili öğretimde, öğrencilerin sabah çok erken saatlerde, henüz güneş doğmadan çok önce, uyanıp okula gitmeleri öğrenme açısından büyük zarar verdiği açıktır. Aynı biçimde akşam çok geç saatlerde evlerine dönmektedirler. <strong>Okul başlama ve bitiş saatleri çocuk bedenine uygun düzeltilmelidir. Ayrıca acilen tekrar uluslararası saatle uyum sağlanmalıdır.</strong></li>
<li>Antalya özelinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin “kamu arazisine” “kamu kaynakları” ile yaptığı ve “bedelsiz olarak” <strong>iki ayrı özel vakfa devrettiği, iki ayrı kız ve erkek öğrenci yurtlarını, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından derhal geri almalıdır.</strong> Yurtlar kamunundur ve kamuya ait olmalıdır.</li>
<li>Tüm <strong>Türkiye’de öğrencilerin barınma sorunları mutlaka kamu eliyle çözülmelidir</strong> ve derhal yaygın yurt yapılması başlatılmalıdır.</li>
<li>Kırsaldan kente göçün önlenebilmesi için başta köy okulları açılmalıdır.</li>
<li>Öğretmen okulları yeniden açılmalıdır.</li>
</ol>
<ul>
<li><strong><u>AFET VE ACİL DURUM </u></strong></li>
</ul>
<p>Afetler Ve Kriz açısından Gerek genel yönetimlerin, gerekse Yerel yönetimlerin, kendi sorumluluk alanı veya yakın çevresinde ortaya çıkabilecek bir çok<strong> doğal afet, deprem, yangın, hava kirliliği, kimyasal madde patlamaları ve sızıntılarından doğan tehlikeler, aşırı deniz kirlenmesi, içme suyu kirlenme ve zehirlenmesi, çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilecek patlamalar, göçükler, tren uçak gemi ya da diğer taşıtların yol açtığı büyük trafik kazaları, sel ve su taşkınları </strong>gibi afetlerde atılması gereken adımları gösteren, bölgenin yerel ve teknik şartlarına uygun bir <u>“<strong>Kriz yönetim planı”</strong></u> olmalıdır.</p>
<p><strong><u>1-Deprem ve Afetler Açısından;</u></strong></p>
<p><strong>Genel olarak;</strong> Sosyo ekonomik değişimlere bağlı olarak imar planları yenilenmeli ve revize edilmelidir. Planlar yapılırken su, toprak, hava gibi doğal değerlerin yaşamsal ve kıt kaynaklar olduğu düşünülerek, planlama ve çevre denge ilişkileri kurularak, çevreye duyarlı şekilde oluşturulmalıdır. Deprem-zemin, deprem-yapı, afet yerleşim alanları ve kentleşme ilişkileri iyi değerlendirilmelidir. Mekânsal planlamaya temel veri sağlamak amacıyla <strong><u>Mikro Bölgeleme </u></strong>çalışmaları yapılmalıdır. <strong>Mikro bölgeleme haritaları</strong> hazırlanmalıdır. Bunun temel amacı, <strong>deprem ve diğer afetler büyük ölçekli haritalar üzerinde belirlenip</strong> bu tehlikeleri önleyecek veya etkilerini azaltacak fiziksel plan kararlarına, çevre düzenine, imar planlarına, yeni yerleşim yerlerine ait arazi kullanım kararlarına ve ilgili diğer konulara temel veri sağlayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li>a) Afetler ve depremler açısından uygulanabilir <strong>Kriz Yönetim planları olmalı,</strong> deprem öncesi, deprem anında ve deprem sonrası yapılması gerekenler acilen yapılmalı, olası afetten insanımızın etkilenme riski en aza indirgenmelidir.</li>
<li>b) <strong>Antalya ilinde mevcut yapı stokları incelenmeli, riskli yapı stokları acilen yenilenmelidir. </strong></li>
<li>c) Bazı bölgelerde, açık alanlarda yeşil alanlar veya açık spor alanları yapılmalı, bu alanlar ve pazar yerlerinin afet zamanında <strong>Geçici Toplanma Veya İskân Alanları </strong>olarak kullanılması düşünülmelidir. Buraların alt yapısı buna göre düzenlenmelidir.</li>
<li>d) <strong>Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkındaki kanun</strong> yani kentsel dönüşüm yasası yeniden revize edilmelidir. <strong>2000 öncesi yapılan binalardan karot alınarak sağlamlık testi zorunlu hale getirilmelidir.</strong></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>2- Sel ve Su Taşkınları Açısından;</u></strong></p>
<ol>
<li>Pik debisi yüksek olan önemli akarsuların denizle birleştiği kısımlara <strong>mendirek (dalgakıran) </strong>yapılmalıdır.</li>
<li>Dere yataklarının ıslahı, imar ve yerleşim konularında gereken titizlik gösterilmeli, üzeri kapatılan derelerin yollarla kesiştiği yerlerde gerekli kesitler verilmeli, dere ve dere yatakları düzenli şekilde temizlenmeli, dere ve çayların taşkın sahasında kalan kısımlarda yapılaşma engellenmelidir.</li>
<li>Şiddetli yağışlarda PİK debilerini geçen dere ve nehirlerin üzerinde <strong>taşkın amaçlı depolamalar </strong>yapılmalıdır.</li>
<li>Şehir içine ana arterlere yapılan <strong>yağmur suyu drenaj kanalları</strong>, sokak aralarına yaygınlaştırılmalı ve ana arterlere bağlanmalıdır.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong><u>ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK </u></strong></li>
</ul>
<ol>
<li><strong>İklim değişikliğine yerelde uyum politikalarına teşviklerin arttırılarak afetlere dirençliliğin arttırılması yönünde politikalar oluşturulması: </strong></li>
</ol>
<p>Ülkemizin de içerisinde yer aldığı Akdeniz coğrafyası iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer almaktadır. Bugüne kadar sadece Avrupa Birliği destekli projeler ile sınırlı konu başlıklarında faaliyetler gösterilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özellikle tarım, turizm ve sanayi kollarının iklim değişikliğinden etkilenmemesi için yerelde öne çıkan sektörler için iklim değişikliğine uyum politikası geliştirmesi konusunda teşviklerin devlet tarafından organize edilmesi bölgesel istihdamı koruyucu ve hatta arttırıcı rol oynayacaktır. Bununla birlikte, kentleşmede iklim değişikliğine uyum politikalarının teşvik edilerek afetlere karşı direncin arttırılmasına yönelik çalışmaların yerel kaynaklarla gerçekleştirilmesi toplumumuzun doğal kaynakları daha yakından takip etmesine ve iklim değişikliğinin etkilerine daha hızlı yanıt verebilecek kapasite geliştirmesine yardımcı olacaktır. Bu da, iklim değişikliğine uyum sürecinde daha verimli bir strateji oluşturulması sağlayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li><strong>Ormanlık alanlardaki maden ruhsatlarının iptal edilmesi ve ormanlık alanda kaderine terk edilmiş veya üretime uzun süre ara verilmiş maden sahalarının rehabilitasyonu:</strong></li>
</ol>
<p>Ormanlar, <strong>birçok canlı türü için önemli bir yaşam alanıdır</strong>. Ormanlık alanlardaki maden faaliyetleri, doğal yaşam alanlarını tahrip etmekte, türlerin habitatlarını bozmakta ve nesillerinin tehlikeye girmesine neden olmaktadır. Maden ruhsatlarının iptali, ormanların doğal yapısının korunmasına yardımcı olmakta ve bu alanlarda yaşayan türlerin korunmasına katkı sağlamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ormanlar, birçok <strong>su kaynağına </strong>ev sahipliği yapmaktadır. Ormanlık alanlardaki maden faaliyetleri, su kaynaklarına zarar vermekte ve su kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Maden ruhsatlarının iptali, su kaynaklarının korunmasına yardımcı olabilir ve bölgedeki su kalitesinin iyileştirilmesine katkı sağlayabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ormanlar, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynamakta ve hava kirliliğini azaltmaktadır. Ormanlar, atmosferdeki karbondioksit ve ağır metal seviyelerini azaltarak hem sera etkisini hem de atmosferdeki toksik bileşenlerin miktarını azaltır. Maden faaliyetleri, ormanlık alanlardaki ağaçların kesilmesine ve toprağın kazılmasına neden olmaktadır, bu da atmosferdeki karbondioksit ve toksik bileşik seviyelerinin artmasına neden olmaktadır. Maden ruhsatlarının iptali iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlamaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ormanlık alanlardaki maden faaliyetleri, yerel halkın sağlığına, güvenliğine ve refahına zarar vermektedir.</strong><em> Maden faaliyetleri, toprağı bozabilir, yer altı su kaynaklarını kirletebilir ve çevreye zararlı kimyasallar yayabilir. Maden ruhsatlarının iptali, yerel halkın sağlığını ve refahını korumaya yardımcı olabilir ve bölgedeki toplumsal faydayı artırabilir.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><strong>Sit alanlarına ilişkin kuralların yeniden değerlendirilmesi ve sit alanlarının korunması konusunda belediyelerle iş birliği yapılması:</strong></li>
</ol>
<p>Sit alanları, doğal ve kültürel değerleri korumak amacıyla belirlenmiş alanlardır ve korunmaları çeşitli yasal düzenlemelerle sağlanmaktadır. Ancak, bu alanların korunması ve sürdürülebilirliği için mevcut yasal düzenleme yeterli değildir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Belediyeler, sit alanlarına ilişkin düzenlemelerin uygulanmasında yerel düzeyde etkili bir şekilde çalışabilirler. Belediyeler, sit alanlarının sürdürülebilirliği için halkı bilinçlendirmeli, gerekli bakım, onarım ve restorasyon çalışmalarını da gerçekleştirebilirler. Halkın sit alanlarına ilişkin kuralları ve koruma yöntemlerini bilmesi, bu alanların korunmasına katkı sağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li><strong>Atık ithalatının yasaklanması:</strong></li>
</ol>
<p><strong>Atık ithalatı çevre kirliliği ve sağlık riskleri sebebiyle yasaklanmalıdır</strong>. Atık ithalatı, ihracatçı ülkelerin atık yönetimi ve bertarafı konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmelerine yardımcı olmamaktadır. Bunun yerine, ithalatçı ülkeler, yüksek çevre kirliliği riskleri ile karşı karşıya kalmaktadır. <strong>Atık malzemelerin depolanması ve işlenmesi, toprak, su kaynakları ve hava kalitesine zarar vermektedir</strong>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Atıkların işlenmesi, taşınması ve depolanması, işçilerin sağlığına zararlı kimyasallar ve maddeler içerebilmektedir. Bu maddeler solunum problemleri, kanser ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ayrıca, atık ithalatı, gelecek nesilleri de etkileyebilecek uzun vadeli çevresel etkilere neden olabilir. Atıkların depolanması ve işlenmesi, toprak, su kaynakları ve biyoçeşitlilik üzerinde kalıcı etkiler bırakabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="5">
<li><strong>Kent sorunlarının çözümünün özendirilmesi için üniversitelere STK’larla, meslek örgütleriyle kent konseyleriyle ve belediyelerle TÜBİTAK aracılığıyla proje hazırlatılmasının özendirilmesi:</strong></li>
</ol>
<p>Farklı bakış açılarının bilimsel platformda bir araya getirilmesi ile kentsel problemlere çözüm önerileri getirilerek yereldeki siyasi beklentiye bağlı kalmadan somut çıktıları olan projeler geliştirilmesi gerekmektedir. Kent sorunlarının çözümü, sadece belediyelerin çabaları ile gerçekleştirilemez. Farklı kurumlar ve kuruluşlar arasındaki işbirliği, sorunlara katılımcı bir yaklaşım getirerek toplumun ihtiyaçlarını daha iyi anlamayı ve bu ihtiyaçları karşılamak için daha etkili ve yenilikçi çözümler sunmayı sağlar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="6">
<li><strong>Elektrik ve doğalgaz faturaları tarifelerinin bölgesel ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi </strong></li>
</ol>
<p>Elektrik ve doğalgaz faturaları tarifelerinin bölgesel ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi farklı bölgelerin enerji tüketim alışkanlıkları, hava koşulları, nüfus yoğunluğu ve altyapı özellikleri gibi faktörler birbirinden farklı olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bunun sonucunda, aynı ülke içinde bile farklı bölgelerin enerji tüketim profilleri ve buna bağlı olarak enerji ihtiyaçları birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle, aynı tarifelerin tüm bölgelere uygulanması, bazı bölgelerde yüksek faturalara ve diğerlerinde düşük faturalara neden olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bölgesel ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden değerlendirilmiş tarifeler, enerji tüketimini optimize etmek için daha adil ve dengeli bir yaklaşım sunar. Bu, farklı bölgelerin enerji tüketim alışkanlıklarını ve ihtiyaçlarını dikkate alarak, daha uygun fiyatlandırma yapılmasını sağlayarak, tüketicilere daha adil ve uygun faturalar sunabilir. Ayrıca, enerji tüketimini daha verimli hale getirerek, enerji kaynaklarının daha sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasına yardımcı olur.</p>
<ol start="7">
<li><strong> Kent Ağaçlandırma ve Bitkilendirme Planları yapılmalıdır. </strong></li>
</ol>
<p>Eleştirsek, eksikliklerinden yakınsak, betonlaşmadan bunalmış olsak da kentlerimizin imar planlarının olması yaşanması olası kentsel sorunlarımızın çözümünde oldukça önemli işlevler yerine getirmektedir. Yakınmalarımızın büyük bölümü kent imar planlarımızın <strong><em><u>kent ağaçlandırma ve bitkilendirme planlarının olmamasından kaynaklanmaktadır. </u></em></strong></p>
<p><strong><em><u> </u></em></strong></p>
<p>Ağaçlar ve bitkiler kentlerimizi güzelleştirmenin yanında stresimizin ortadan kalkması, nabzımızın düzene girmesine yardımcı oldukları kadar kent ve küresel iklim kalitesinin yükselmesine de önemli katkılar sağlamaktadır. Beton ve asfalt yüzeyler, yatay ve dikey yönde, ağaç ve bitkilerle kaplandıkça, ormanlar kentlerimizle buluşturuldukça yaşam kalitemiz de yükselecektir.</p>
<ul>
<li><strong><u>İMAR , PLANLAMA VE ŞEHİRCİLİK </u></strong></li>
</ul>
<p>Kent Planlaması; insanların toplumsal ve iktisadi gelişmelerine yön veren sağlıklı yaşanabilir mekânlar oluşturmayı amaçlayan bir bilim dalıdır.</p>
<p>Bu amaç doğrultusunda kamu yararı ilkesini benimseyen ve etik değerlerini oluşturan bilim dalı olması bağlamında mevcut yasal düzenlemelerin temel amaç ve hedeflerle çeliştiği yasal mevzuat değerlendirilerek, Antalya özelinden ülke boyutunda planlama ve uygulama sürecinde yaşanan sorunlar üzerinden aşağıdaki ana başlıklar oluşturulmuştur.</p>
<p><strong><u>1-Üst Ölçekli Planlama </u></strong></p>
<p>Mevcut mekânsal plan yapım yönetmeliğinde tanımlar kısmında ‘ı’ bendi</p>
<p><strong>I)Mekânsal Strateji Planı:</strong> Ülke kalkınma politikaları ve bölgesel gelişme stratejilerini mekânsal düzeyde ilişkilendiren, bölge planlarının ekonomik ve sosyal potansiyel, hedef ve stratejileri ile ulaşım ilişkileri ve fiziksel eşiklerini de dikkate alarak değerlendiren, yer altı ve yer üstü kaynakların ekonomiye kazandırılmasına, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunmasına ve geliştirilmesine, yerleşmeler, ulaşım sistemi ile kentsel, sosyal ve teknik altyapının yönlendirilmesine dair mekânsal stratejileri belirleyen, sektörlere ilişkin mekânsal politika ve stratejiler arasında ilişkiyi kuran, 1/250.000, 1/500.000 veya daha üst ölçek haritalar üzerinde şematik ve grafik dil kullanılarak hazırlanan, ülke bütününde ve gerekli görülen bölgelerde yapılabilen, sektörel ve tematik paftalar ve raporu ile bütün olan planı,</p>
<p>Tanımı olmakla birlikte merkezi yönetimin uygulamalarında; ‘c’ bendinde belirtilen</p>
<ol start="50">
<li><strong>c) Çevre Düzeni Planı:</strong> Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı,</li>
</ol>
<p>tanımı ile belirtilen Çevre Düzeni Planı yapı ve onayı gerçekleşmektedir. Alt ölçekte tamamen yerel yönetimi bağlayan yerel kimliği göz ardı eden merkezi bir <strong><u>rantsal karar</u></strong> mekanizması olarak kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Bölge Planları:</strong></p>
<p>Geçmiş yıllarda uygulanan ulusal kalkınma ve kentleşme politikaları doğrultusunda DPT ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca uygulanan bölge planlarının kalkınma ajanslarına devredilmesi ve bu sürecin ulusal politikalar bağlamından koparılarak bölgesel sermaye bileşenlerinin yatırım danışmanlığı kimliğine dönüştürülmesi karar mekanizmasında uzmanlardan çok siyaset &#8211; bürokrat ve sermaye bileşenin yer alması toplumsal ve iktisadi gelişimleri mekânsal boyutta bütüncül değerlendirme olanağını kaldırmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oysa bölge planları ulusal düzeyde üretilen politika, plan ve straterjiler ile bölgesel ve yerel düzeyde yürütülecek faaliyetler arasındaki ilişkiyi belirlemek; kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmek; kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliği geliştirmek; bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürebilirliğini sağlamak; kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak; yerel potansiyeli harekete geçirmek ve bölgesel program ve projelere  temel oluşturmak üzere hazırlanan, bölgesel sosyo- ekonomik  gelişme eğilimlerini ve yerleşimlerin gelişme potansiyellerini belirleyen planlardır.</p>
<p>Ve sürdürülebilir ulusal kalkınma politikaları için esas alınması gereken gelişmekte olan ülkeler için olmazsa olmaz uygulanması gereken planlama anlayışıdır.</p>
<p>Özetle ulusal ölçekte yaşadığımız; politikasızlıktan kaynaklı toplumsal,  sektörel, demokrafik, eğitim v.b. gibi sorunların sürdürülebilir kalkınma doğrultusunda üst ölçekli çözümü için <strong><em>mevzuatın işler hale getirilmesi gerekmektedir. </em></strong></p>
<p><strong><u>2-Sektörel ve Merkezi Planlama Açısından</u></strong></p>
<p>Sürdürülebilir planlama anlayışı için öncelikle yerel kimlik ve yerel gereksinimler doğrultusunda yerel idarenin güçlendirilmesi <strong>yerel yönetim anlayışının benimsenmesi</strong> gerekmektedir.</p>
<p>Plan yapma ve onama yetkisinin merkeziyetçi anlayıştan çıkarılması için bakanlık yetkilerinin yerel idareye devredilmelidir.</p>
<p><strong>Bu bağlamda özellikle Antalya için 2634 sayılı Turizmi Teşvik kanunun kapsamında yapılan merkeziyetçi sektörel planlama anlayışından vazgeçilmelidir.</strong></p>
<p><strong>Bu anlayışın kent ve kentsel yaşamda olumsuzlukları; </strong>bir bölge ve kentte tek bir sektör odaklı yapılan planlama esasına dayalı ekonomik gelişim anlayışının kent bütününde yarattığı sosyo &#8211; ekonomik ve mekânsal sorunların göz ardı edilmesi diğer sektörel gelişimlerin olumsuz etkilenmesi özellikle Tarım alanları üzerinde yarattığı rant baskısı ile tarım sektörünün olumsuz etkilenmesi, yaratılan rantsal alanlar nedeni ile iş gücü- işyeri bağının ulaşım bağlamında kentsel ulaşım sistemini olumsuz etkilemesi, kamusal kıyı alanlarının özel sektöre tahsisi kentliyi dışlayan sektörel gelişimin kültür ayağının boş bırakılarak sürdürülebilirliğinin tamamen ekonomik olguya dayandırılmasının yarattığı çevresel uyumsuzluklar ve sorunlar.</p>
<p><strong>5216 sayılı büyükşehir kanunu kapsamında, bütün şehir olarak yapılan düzenlemenin yeniden revize edilmesi </strong></p>
<p>750000 nüfuslu illerin il sınırlarının Büyükşehir sınırı olarak kabul edilmesi, alt bölgesel kimlikleri tehdit eder duruma gelmesi, mevcut gerek sosyo kültürel gerekse ekonomik ve mekânsal oluşum kimlik belirleyici unsurların yerelleşme olgusundan uzaklaşmasına neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sınırsız yetkileri; </strong></p>
<p>Kent kültürü kentsel ihtiyaçların belirlediği yerel idarelerin yetkilerini tamamen ortadan kaldıran merkezi müdahaleyi sınırsız hale getirilen KHK (Kanun Hükmünde Kararnameler) in yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu başlık altında diğer bakanlıkların plan yapma ve onama yetkileri yeniden değerlendirilmeli ve bu yetkilerin tamamen yerel idareye devri mevcut kentsel sistemin içerisinde yerel idare vazifesi ile planlaması onanması kentsel yaşam koşullarının geliştirilerek sürdürülebilirliğini sağlayacaktır.</p>
<p>Başka bir deyişle mevcut kentsel alan içerisinde bakanlık marifeti ile noktasal plan müdahaleleri bütüncül planlama anlayışı ilkesi ile uyuşmamakla birlikte mevcut planın işlevi kapsamında yeni kentsel sorunlara neden olmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>3- Dirençli Kentlerin Oluşturulması </u></strong></p>
<p>Ulusal ölçekte yaşanan afetler ile yaşadığımız acılara son vermek amacı ile çıkarılan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkında kanun kapsamının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu kanun mevcut uygulama yönetmeliği, bütüncül bir anlayışla uygulamasına pratikte imkân sağlayamamaktadır. Parsel ölçeğinde yapılan uygulamalarda kentsel nüfus artışı getirmekte kentsel alanlar arasında dengesizlikler oluşturmaktadır. Parsel ölçeğinde uygulamayı esas alan düzenlemeler yerine bölgesel ölçekte yapılacak düzenlemeler esas alınmalı ve yasa uygulama yönetmeliği ile yeniden düzenlenmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kentsel ölçekte her türlü doğal ve insan kaynaklı afet risklerine karşı staratejik ve mekânsal ölçekte <strong><em><u>sakınım planlaması</u></em></strong> yapımını esas alan bir yapıya dönüştürülmelidir.</p>
<p><strong><u>4- Alt Ölçekli Planlar ve Uygulama Esasları </u></strong></p>
<p>1/5000 nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı olarak tanımlanan bu planların yapım ve onama yetkisinin yerel yönetimlere verilmesi mekânsal plan yapım esaslarında yerel kimliği ve kent dirençliliği esasına dayalı düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Planların uygulamasına yönelik 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yer alan 9. Madde’de yer alan 3194 sayılı İmar Kanunun 18 maddesine dair değişiklik tekrar değerlendirilmelidir.</p>
<p>Düzenleme Ortaklık Payına dair getirilen %45 sınırlandırılması planlamanın amacı ve ilkeleri ile çelişki oluşturmakta planlama sonucunda oluşacak nüfusun ihtiyacını esas alan teknik ve sosyal donatı alanı uygulaması için tek kısıtlamanın nüfus olduğu yüzdelik dilimle sınırlamanın olmadığı aynı zamanda eşdeğerlilik ilkesini esas bir uygulamanın yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong><u>5- Planlamada Katılım ve Denetim </u></strong></p>
<p>Her ölçek ve içerikteki Planlama süreci şeffaf ve katılama açık olmalı STK ve halk ölçeğinde temsili katılım yerine Çoğulcu Demokratik bir anlayış benimsenmelidir. Planların projeksiyon yıllarını esas denetim süreci mekanizması oluşturulmalı bu mekanizmanın paydaşları ve işleyiş içeriği için mevzuat oluşturulmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>6-Yargı Kararları </u></strong></p>
<p>Planlama sürecinde yakın tarihimizde yaşadığımız yargılamalarda mahkemelerin telafisi zor ve mümkün olmayan imarlaşma süreçlerine yürütmeyi durdurma kararı vermemeleri ve bölgesel ölçekte planlama ve uygulamasına yönelik sorunlu alanların oluşmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda imar hukuku kapsamında yeni düzenlemelerin yapılması gereklidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>7- Kent Toprakları</u></strong></p>
<p><strong>Merkezi hükümetin kent topraklarına, sosyal donatı alanlarına, doğal ve kültürel miras alanlarına kentlinin ve yerel yönetimlerin onayı olmadan müdahalesinin engellenmesi.</strong></p>
<p><strong>ALTYAPI VE KENTLEŞME</strong></p>
<p>FALEZLERDE İŞGAL VE GÜVENLİK: Antalya falezleri gerektiği gibi korunamamıştır. Falezlerin üzerinde ve yüzünde herhangi bir yapı olmayacak şekilde bir düzenlemeye gidilmelidir. Doğal yapının korunması dışında falezlerin bazı bölümlerinde göçme riski de bulunmaktadır. Çatlaklarla ayrılmış hareketli bloklar özellikle yağışlı dönemlerde blok kayması, kaya bloğu devrilmeleri ve kaya düşmeleri gibi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Hem falezlerin doğal yapısının korunması hem de göçme riskinden korunmak amacıyla kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır.</p>
<p>YAMANSAZ SULAK ALANINDA İŞGALLER: Yaklaşık yüzyıl içinde göl niteliğinden sırasıyla sulak alan, bataklık, sazlık, tarla niteliğine dönüşüme uğramış olan Yamansaz, Antalya için korunması gereken önemli bir doğal alandır. Yamansaz, jeoloji, jeomorfoloji, biyoloji, peyzaj, planlama ve çevre açılarından ayrıntılı bir şekilde incelenmelidir.Alanın tekrar doğal haline döndürülmesi, topluma tekrar kazandırılması konusunda çalışmalar başlatılmalıdır. Sulak alan içindeki işgaller ortadan kaldırılmalı, yeni işgallere yol açmayacak şekilde düzenlemelere gidilmelidir.</p>
<p>KONYAALTI SAHİLİ EROZYONU: Geçmiş dönemde gerçekleşen kumsal kaybının geriye döndürülmesi, gelecekte yaşanması muhtemel kumsal kaybının önlenmesi için akarsu sediman rejiminin, akarsu taban kotunun yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.Boğaçay yatağında tekrar kum-çakıl malzeme ocağı işletilmesi kesinlikle gündeme getirilmemelidir.</p>
<p>LARA KUMULLARI’NIN GELECEĞİ:Lara Kumul Ormanı’nın “Kesin korunacak hassas alanlar” tanımına daha uygun olduğu düşünülmektedir.  Bu nedenle alanın statüsünün “Kesin korunacak hassas alanlar” olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Alan “Kesin korunacak hassas alan” ilan edildiğinde “biyolojik, jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri açısından ekosistem hizmetlerine katkı” sağlayacaktır. Kumul alanında herhangi bir yapay projelendirmeye gidilmemelidir. Doğal haliyle korumak için önlemler alınmalıdır.</p>
<p>DEPREM:Kentsel altyapının depreme karşı dirençsizliği iki nedenden ötürü ortaya çıkar. Birincisi üstyapı inşaatındaki zihniyet elbette altyapı inşaatında da geçerlidir. İkincisi ise kentsel altyapı planlandıktan ve inşaatı tamamlandıktan sonra, bölgede imar tadilatlarıyla nüfus yoğunluğunun artırılması ve mevcut altyapının yeni koşullara yetemeyecek hale gelmesidir. Bir kentin kentsel altyapısı depreme dirençlilik dışında, deprem sonrası müdahale aşamasında da aktif kullanıma açık olabilmesi açısından önemlidir. Özellikle deprem tehlikesinin yüksek olduğu güney batı kıyı yerleşimlerinde kentsel altyapı gözden geçirilmeli ve depreme dirençli hale getirilmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong><u>KÜLTÜR VE SANAT </u></strong></li>
</ul>
<ol>
<li>Türkiye’nin sanat konusundaki en büyük sorunu, eğitimin en etkili olduğu küçük yaşlarda (anaokulu, ilkokul) sanat eğitiminin yok denebilecek durumda olmasıdır. Sanat ve kültürle ilgili sorunların temelinde bu durum bulunmaktadır. Acil olarak <strong><em>anaokullarında ve ilkokullarda sanat derslerini dal öğretmenlerinin vermesi sağlanmalıdır.</em></strong></li>
<li>Kent kültürünün korunmasını, zenginleştirilmesine yönelik, <strong><em>bütüncül bir kültür politikası oluşturulmalı,</em></strong> Bu kültür politikası, merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin işbirliğine ve kentlilerin demokratik katılımına dayalı olmalıdır. Kentlilerin demokratik katılımında Kent Konseyi önemli bir unsurdur. Sanatsal (müzik, görsel sanatlar vb.), kültürel etkinliklerin (festival, fuar, konser, kongre vb.), halkın geniş kesiminde yaşanır, paylaşılır olmasına ağırlık verilmelidir.</li>
<li>Devlet projesi olarak, Antalya’ya uzun gelecekte yeterli olabilecek, kültür/sanatla ilgili çok amaçlı (görsel sanatlar galerisi, konser salonu, diğer etkinlikler için mekanlar vb.), özel tasarımlı (yarışmalı mimari tasarımı olan) bir <strong><em>kültür merkezi yapılmalıdır.</em> </strong></li>
</ol>
<ul>
<li><strong><u>TARIM </u></strong></li>
</ul>
<ol>
<li><strong><u>Haller yasası değiştirilmeli:</u></strong></li>
</ol>
<ul>
<li>5957 sayılı kanunda bazı değişiklikler yapılmalıdır. Yaş sebze ve meyve ticareti sadece toptancı halleri üzerinden yapılmalıdır. Hal içi ve dışı Tüccar kavramı yasadan çıkarılmalıdır. Haller, sadece görev sınırları belirlenmiş komisyonculardan oluşmalıdır. Komisyoncu üreticiden ürün alıp satmamalı, sadece üreticiye aracılık yaparak üreticinin satılan ürününden yasal mahsupları yaparak üreticinin parasını yasal süresi içinde(en geç bir ay) ödemelidir. Kooperatifler hariç, üreticilerin hal dışında toptan ürün satışı yasaklanmalıdır. Üretici, yasada da yer alan Hal içindeki üreticiye ayrılan bölümde ürününü toptan satabilmeli, perakende olarak da Pazar yerlerinde, üretici pazarlarında satabilmelidir. Hal kayıt sistemine; hal’e ürün getiren bütün paydaşlar, üreticiler, perakende ürün satan pazarcılar, manavlar, marketler kayıt edilmelidir.</li>
<li>Tarım ve Gıda temini, arz ve talebe göre oluşan Serbest Piyasa Ekonomisi kurallarına göre olmamalıdır. Piyasayı dengeleyecek kamu iktisadi kuruluşlarının olması gerekir. Bu nedenle 5957 sayılı kanunda değişiklik yapılarak, oluşturulacak bir kurul tarafından üreticinin üretim maliyetleri de göz önüne alınarak, hallerde “Tavan Fiyat veya Azami kar haddi” gibi kuralların getirilmesi ve uygulanması uygun olacaktır.</li>
<li>Üretim bölgelerindeki hallerde “Ürün İşleme ve paketleme tesisleri” kurulmalı, üreticinin ürünü kalite sınıflarına ayrılarak üründeki firenin önüne üretim bölgesinde geçilmelidir. Özellikle zincir marketlerin bu konudaki iadeleri ortadan kaldırılmış olacaktır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li><strong><u>Tarım alanları korunmalı</u></strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Tarım alanlarının tarımsal üretim dışında kullanımına, başka amaçlar için tarım dışına çıkarılmasına ve tarım alanı üzerinde ve yakınında tarımsal üretime zarar verecek her türlü faaliyetin önlenmesine yönelik yasal düzenlemeler yapılmalı ve bu konudaki yasalar esnetilmeden uygulanmalıdır. Özellikle madencilik ve enerji faaliyetleri amacıyla tarım alanları ve zeytinliklerin yok edilmesine yönelik yasa değişikliği çabalarına son verilmelidir. Tarım alanlarının ve Zeytinlik sahalarının bugüne kadar olduğu gibi yasa ile korunması esastır. Gücünü yasadan almayan bir koruma anlayışının, çoğu kamu kurumu ve personeli kişilerden oluşturulmuş kurulların inisiyatifine bırakılması doğru değildir.</li>
<li>Taş ve kum ocağı açmak bir madencilik faaliyeti olarak değerlendirilmekte ve buna göre daha kolay ruhsatlandırılmaktadır. Taş ve kum ocaklarının çevreye, ormana ve tarım alanlarına verdiği zarar çok büyüktür. Bu alanların açılması için, ruhsatlandırma işlemleri zorlaştırılmalı, çevreye, tarıma ve ormanlara verebileceği zararlar çok iyi irdelenmelidir. İllerde, taş ve kum ocakları için uygun olabilecek, çevreye ve tarım alanlarına zarar vermeyecek bir veya iki bölge belirlenmeli ve ilin bütün taş ve kum ihtiyacı bu alanlardan sağlanmalıdır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><strong><u>Kooperatifleşmenin arttırılması için yasal düzenleme yapılmalı, Üretici Birlikleri yasası tekrar düzenlenmelidir. </u></strong></li>
</ol>
<ul>
<li>Ülkemiz tarımının en büyük sorunlarının başında Kooperatifleşme eksikliği gelmektedir. Tarımı gelişmiş bütün ülkelerde, gelişme kooperatifler sayesinde olmuştur. Küçük aile işletmeciliğinin yaygın olduğu ülkemizde kooperatifleşmeye daha fazla ihtiyaç vardır. Ülkemizde devlet kooperatifçiliğe şaşı bakmaktadır. Oysaki Kooperatifleşme devlet politikası olmalıdır. Kooperatif yasası ülke koşullarına göre tekrar gözden geçirilerek kooperatifleşmenin yaygınlaşmasını sağlayacak yasal teşvikler sağlanmalıdır. Devlet, siyasetten uzak şeffaf kooperatiflerin oluşturulması için yasal alt yapıyı oluşturmalı, desteklemeli ve denetim görevini yerine getirmelidir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li><strong><u>Kuraklık ve Kuraklığın tarıma etkilerini azaltacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır. </u></strong></li>
</ol>
<ul>
<li>İklim değişikliğinden en fazla etkilenen sektörlerin başında su kaynaklarının azalması nedeniyle tarım gelmektedir. Ülkemizde, sektörel olarak ortalama toplam su kullanımının %70’i tarımda, %20’si sanayide, %10’u ise evlerde kullanılmaktadır. Tarımda kullanılan suyun %45’i bitkiler tarafından kullanılır, %55’i ise çeşitli nedenle kaybedilir. Bu kaybın en önemli nedeni kullanılan sulama sistemlerinden kaynaklanır. Tarımsal sulamada %88 oranında salma sulama, yani yüzey sulaması yapılır. Bu da suyun %50’den fazlasının kayıp olmasına neden olmaktadır. Tarımsal sulamada yetiştirilen bitkinin su ihtiyacına göre etkin yöntemler ve teknolojiler kullanılmalı, üretici desteklenmelidir. Kullanılacak su, su kaybına neden olan açık sistemler yerine kapalı sistemlerle iletilmelidir. Sulamada salma sulama yerine basınçlı sistemler (damla ve yağmurlama sulama) kullanılmalıdır.</li>
</ul>
<ol start="5">
<li><strong><u>Tarım ve hayvancılığın gelişebilmesi için</u></strong><strong>;</strong> Köylerde veteriner ve ziraat teknisyeni / mühendisi istihdam edilmelidir.</li>
</ol>
<ul>
<li><strong><u>TURİZM </u></strong></li>
</ul>
<p>Turizm Sektörü;  Yönetişim sorunu, çarpık yapılaşma, otellerin çevresi, yatak artışı, sezon kısalığı, yeni pazarlar, herşey dahil sistem,  deniz kirliliği, kültürel değerler, tanıtım yöntemleri, kalifiye eleman, havayolu şirketleri, kış turizmi, merdivenaltı üretim, turizm şoförleri, kaçak rehberlik, çevre duyarlılığı, Expo alanı, mermer ocakları, turizme bakış başlıkları altında değerlendirilmeli ve sorunlara yönelik çözüm yolları hayata geçirilmelidir.</p>
<p>Mayıs ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili genel seçimleri bizim kadar, Dünya kamuoyunun da gündeminde. Bu bağlamda Antalya seçim sürecinde yurt dışındaki milyonların merceğinde olacaktır.</p>
<p>Kısa ve uzun vadede Turizm Kenti Antalya’nın konularının ülke gündemine taşınarak değerlendirilerek sağlıklı ve sürdürülebilir bir hale evrilmesi beklenmektedir.</p>
<p>Turizmci vekillerin bir an önce çözüme kavuşturulması gereken Antalya gündemindeki en önemli turizm konularını programlarına almaları beklenmektedir. Tabi ki en az 50 yan sektörü besleyen turizmin yüzlerce, hatta binlerce konusu var. Ama hepsini listelemek mümkün değil, bu yüzden bir çoğunu ana başlıklar altında değerlendirmek uygun olacaktır.</p>
<ol>
<li><strong><u>Turizm Yönetişimi:</u></strong></li>
</ol>
<p>Her yıl milyonlarca kişinin ağırlandığı ve yüzbinlerce çalışanı olan dev bir sektör olan Turizmin konularının ortak bir sorumluluk anlayışı ile geniş ve bütün birimleri kapsayan samimiyetle değerlendirilerek kalıcı ve sürekli bir işleyişe kavuşturulması sektörün ömrünü uzatacak en önemli hamledir. Turizmin birimleri birbirine daha duyarlı, çözüme yönelik bakış açısı ile kenetlenmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="2">
<li><strong><u>Turizm Çalışanlarının Koşullarının Cazip Hale Getirilmesi:</u></strong></li>
</ol>
<p>Sektörün pandemiden beri en önemli sorunu hiç şüphesiz çalışanların sektörden uzaklaşması ve geri dönmemeleridir. Bunu yanısıra genç nesil turizme, hatta mevsimlik hizmet sektörüne sıcak bakmamaktadırlar. Sektörde çalışmanın ekonomik ve sosyal anlamda cazip bir hale getirilmesi bir an önce gerçekleşmezse Turizm Fakültelerinde okuyan gençlerimiz bile turizmden uzaklaşacaklardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="3">
<li><strong><u>Sivil Toplum Örgütleri İle Birlikte Çalışılması</u></strong></li>
</ol>
<p>Birinci maddedeki yönetişim kapsamında bütün turizm sivil toplum örgütleri ortak bir çatı altında sahiplenilmeli ve özenle yaşatılmalıdır. Bugün durum maalesef tam tersine dönmüş sadece bir iki STK ile süreçler yönetilir olmuştur. Bunun yanısıra turizm STK’larının birbirleri ile uyum içinde olmasını sağlamak gerekir. Sektördeki birçok konu da bu başlık altında değerlendirilmelidir. Otobüs şoförlerinin sorunlarından, animatörlere, rehberlerden, garsonlara, esnaf sorunlarından, havalimanı güvenlik görevlilerine birçok konu bu başlık altında ele alınmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li><strong><u>Her Şey Dâhil</u></strong></li>
</ol>
<p>Otuz yıldır sürekli konuştuğumuz ve bir arpa boyu yol almadığımız Her Şey Dâhil konusu, turist arttıkça başa bela olacaktır. Dünyanın en güçlü Her Şey Dâhil destinasyonu olan Antalya’nın bu konuyu artık kalıcı ve tartışılmayacak bir hale revize etmesi herkes tarafından dillendirilmektedir. Tabii ki ‘ortadan kalksın !’ diyen yok, ancak turistin şehir dışına yönlendirileceği, şehri, ülkeyi tanımasına olanak sağlayacağı şekilde oluşturulması, hem otelin, hem turistin, hem şehrin kısaca herkesin yararınadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="5">
<li><strong><u>Turizm İstatistiklerinin Periyodik Olarak Kamuoyu İle Paylaşılması</u></strong></li>
</ol>
<p>İstatistikler karne vazifesi görür. Turizmciler bu karneye bakarak kendilerini ölçmektedir. Turist sayılarından, turizm gelirlerine, örenyeri ziyaretlerinden, turizm işletmelerine kadar tüm veriler gelecek yıllara önemli kaynak teşkil eder. Bunların büyük çoğunluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı sayfasında yer almakla birlikte, geliştirilerek zamanında kamuoyuna sunulması, özellikle turizmcilerin bu verileri göre pozisyon alması önemli bir katkı olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="6">
<li><strong><u>Konaklama Vergisi</u></strong></li>
</ol>
<p>2023 yılından itibaren konaklama vergisi otellerin cirosundan alınarak TGA bütçesine dâhil edilmektedir. Oteller bunu fiyatlarına yansıtarak karşılamaya çalışmaktadırlar. Oysa bu vergi tüm dünyada olduğu gibi turistlerden talep edilerek elde edilen kaynak, belediyeler ve yerel yönetimlerin kullanımına sunulmaktadır. Türkiye’ye turist gönderen hemen hemen bütün ülkelerde konaklama vergisi vardır ve konaklayandan tahsil edilir. Bu yöntem her turistin aşina olduğu bir konudur. Bir an önce bunun yeniden düzenlenmesi ve işleyiş ile kaynak kullanımı kalıcı ve sağlıklı bir şekle kavuşturulmalıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="7">
<li><strong><u>Yatak Artışının Dizginlenmesi</u></strong></li>
</ol>
<p>Antalya Türkiye’nin en çok yatak kapasitesi olan şehri. Aynı zamanda dünyanın da en önemlilerinden biri. Bugün itibarı ile 700 bine yaklaşan yatak kapasitesi artık iyice kontrolden çıkmış durumda. Bunun krizli yıllarda ne sonuçlar doğurduğu görülmüş, turizm bölgelerinin terk edilmiş beton yığınlarına döndüğü pandemi sürecinde yaşanmıştır. Turist arttıkça yatak artırıp, yatak arttıkça, turist sayısı hedefini büyüten obez bir bakış açısına esir oldu Antalya. Bir günde 700 bin turisti yatıracak dünyanın en yoğun yatak kapasitesine sahip bir il Antalya. Bu da yılda 20 milyon turisti ağırlayabilecek bir kapasite. Şehir nüfusunun beşte biri. Artık bir müddet durmak, beklemek olan ile yaşamak gerekir. Yoksa sürekli otel doluluk problemleri yaşanacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="8">
<li><strong><u>Sezonu 12 Aya Yaymak</u></strong></li>
</ol>
<p>Turizm hiçbir zaman, hiçbir yerde 12 ay aynı yoğunlukta olmaz, sahil destinasyonunda 9 ay yeter. Kalan 3 ay tadilat, revize ve personelin ücreti ödenerek dinlendirilmesi olmalıdır. Yatak kapasitesini artırmak yerine turizm sezonunu biraz bahar aylarına yayarak çok daha doğru bir yolu tercih etmiş olacağız. Hayal kurmadan, popülist söylemlerden kaçınarak, gerçeklerden yola çıkarak12 aya değil, 9 aya yayılması turizme bakış açısını değiştirecek ve ömrünü uzatacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="9">
<li><strong><u>Kültürel Değerlerin Ön Plana Çıkarılmasına Yönelik Projeler</u></strong></li>
</ol>
<p>Turistin arttığı oranda örenyeri ziyaretlerimiz artmadığı bilinmektedir. Antalya, bırakın yüzlerce örenyerine sahip olmayı, Karain, Noel Baba Kilisesi, Alanya Kalesi, Kekova, Termessos, Likya Şehirleri, Perge, Aspendosve Yivli Minare gibi UNESCO Dünya mirası geçici listesinde olan, dünyaca bilinen 9 nadide ve özel tarihi değere sahip. Bu bağlamda 9 örenyeri ile Dünyada UNESCO bekleme listesinde en çok örenyeri olan şehir aynı zamanda. Bunları ön plana çıkaracak projelere acil ihtiyaç var. Bunun yanısıra her turistik bölgede onlarca tarihi değerimiz var. Önce bakış açımızı, ardından yöntemlerimizi değiştirmeliyiz. Müzelerimizi ve örenyerlerimizi soğuk mermer taşı kolleksiyonu görüntüsünden bir an önce kurtarmalıyız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="10">
<li><strong><u>Çevre ve Doğa</u></strong></li>
</ol>
<p>Turizmin doğa ve çevre ile bütünleşerek önemli bir ürün haline geldiği herkes tarafından bilinmektedir. Doğaya saygı duymayan, hoyrat davranan hiçbir turizm destinasyonunun ömrü uzun olmayacak. Bu bağlamda Mermer ocaklarından, tabiat içinde ağaçların kesilerek oluşturulan ve tamamen ticari hırsa saplanmış bakış açısının eseri olan ticari işletmeler günü kurtarmaktan öteye gidemediği gibi ülke turizmine uzun vadede tamiri mümkün olmayan hasarlar verecektir. <em>Denizi, ormanı ve doğayı koruyamazsak turizmi yaşatmamız mümkün değildir. </em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>IX- <u>TOPLUM </u></strong></p>
<ol>
<li><strong>Antalya’da özellikle yabancı göçü kontrol altına alınmalı, vatandaşlık amaçlı konut satışı durdurulmalıdır.</strong></li>
<li>Antalya ilimizin 1980’lerden beri almış olduğu ve özellikle son üç yıldır almış olduğu göç konusunda; iller bazında 4/5 sırada oluşu sebebiyle <strong><u>Çocuk, Genç,Yaşlı</u></strong> ve yabancı menşeili kimseler için ayrı ayrı göçmen politikaları oluşturulmalı. İşlemlerin daha çabuk çözüme ulaştırılması için Antalya ili özelinde veya tüm illerde <strong><u>Göç İdare</u></strong>’lerine tam yetki verilmeli. İl Yönetimlerinin ve Yerel yönetimlerin Göç’ün getirdiği her türlü sorun ve sıkıntılara karşı öngörüsünün ve stratejik planlarının hazır olması gerekmektedir.</li>
<li>Toplumsal gelişmeyi sağlayabilmek için “<strong>Cinsiyet Eşitliği</strong>” eğitimlerinin yaygınlaştırılması önem arzetmektedir.</li>
<li>Toplum sağlığımız için <em>“uyuşturucu ve madde kullanımı” ile mücadelede</em> koruyucu önleyici çalışmaların yapılması çok önemlidir. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının eşgüdüm içinde durumun önemini fark edip işbirliği içinde program yapması gerekmektedir.</li>
<li>Gençlerimizi ve çocuklarımızı <em>“Teknoloji Bağımlılığından”</em> korumaya ve bu konuda önleme yapılmasına öncelik verilmesine ihtiyaç vardır. Konuyla ilgili yapılabilecek en önemli çalışma hiç şüphesiz teknoloji bağımlılığının anlatılması, bu konuda gençlerde ve anne-babalarda farkındalığın yükseltilmesi, doğru teknoloji kullanımı çerçevesinin çizilmesi, teknoloji bağımlılığının gelişimsel zararlarının öğretilmesi ve teknoloji bağımlılığına götüren risk faktörlerinin bilinip önlemlerinin alınmasıdır.</li>
<li>Toplumumuzun içinde bulunduğu ve her kesimini etkileyen (Ahlaksızlık, Adam Kayırmaca, Görev bilinci eksikliği, Adam sendecilik vb) çıkmazdan çıkabilmek için ana karnından itibaren ev, kreşler, anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite de dâhil olmak üzere bütün insanların daha karakterli bir yaşam sürmesi ve hayatından memnun kalmasını sağlamak ve toplumun iyiliğine katkı sağlamak için; <strong><em>Ahlak, Sorumluluk, İsraf Etmemek, Doğruluk Dürüstlük, Sevgi Saygı, Liyakat, Ulus Kimlik Bilinci, Yasalara Uymak</em></strong> konularında hiç vazgeçmeden eğitim verilmesi planlanmalıdır.</li>
<li>Tüm Kamu kurum ve Kuruluşlarının, Sivil Toplum Örgütlerinin, Özel İşletmelerin önceliği <strong><em>İnsan Odaklı</em></strong> olmalı, Kanun ve yasalara uygun bir şekilde sürdürülebilir kontrollü denetimli çalışmalar üretilmelidir.</li>
<li>Sosyal Devletin işlevselliği için tüm vatandaşların ve hassas grupların (engelli, çocuk, yaşlı, lgbti, göçmen vb) eğitim, sağlık, istihdam, sosyal hizmetler, çevre ve iş güvenliği hakları ile konforlu emeklilik haklarının gözetilmesi sağlanmalıdır.</li>
</ol>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>X- <u>GENÇLİK VE SPOR</u></strong></p>
<ol>
<li>Ülkemizin ilk er meydanı olan Elmalı Yeşilyayla Pehlivan Güreşlerinin yapıldığı <strong>Elmalı ilçesine çok amaçlı güreş alanı ve tesisleri </strong>yapılmalıdır.</li>
<li>Gençlik ve spor Bakanlığı tesislerinde amatör sporcuların, spor kulüplerinin ve bireysel spor yapan vatandaşların <strong>ücretsiz yararlanmaları sağlanmalı</strong>, ayrıca Bakanlık tarafından kulüp sporcularına <strong>spor malzemeleri yılda bir defa ücretsiz olarak temin edilmesi</strong> sağlanmalıdır.</li>
<li>Antalya genelinde spor etkinliği görülen “bisiklet ve ledromu, yüzme havuzu, çim hokeyi, plaj voleybolu, plaj futbolu vb.” tesislerinin yapılması sağlanmalıdır.</li>
</ol>
<p><strong>XI- <u>EKONOMİ</u></strong></p>
<ol>
<li>Antalya’nın lojistik altyapısı açısından en önemli sorunu demiryolu hattının olmamasıdır. Turizm yanı sıra lojistik sektörünün de canlanmasına yardımcı olacak yeni demir yolu hattı çalışmasına hız verilmelidir. Bu kapsamda, İstanbul-Antalya, Ankara-Konya-Antalya demiryolu eksenlerinin geliştirilmesi, Bölgenin turizm ve ticaret hacminin artmasına katkı sağlayacaktır. Antalya Limanı hinterlandının genişletilerek daha verimli kullanılması maksadıyla Antalya, Burdur, Isparta, Afyon, Denizli ve Uşak yük treni hattının bu limana entegre edilmesi ile İstanbul-Antalya, Antalya-Konya, Antalya-Alanya hızlı tren hattı projelerinin ivedilikle gündeme alınması gerektiği fikrindeyiz.</li>
<li>Bugün ilimizde ekonomimizin sürdürülebilirliğini tehdit eden düzeyde bir barınma maliyet artışı vardır. Son süreçte konut ve kira ücretlerinde yaşanan aşırı yükseliş, nitelikli insan gücünün bile Antalya’da barınmasına imkân vermeyen düzeye çıkmış, asgari ücretli kesimin erişim gücünü çoktan aşmıştır. Gelinen noktada Antalya, asgari ücretli ve memurlar için adeta sürgün yerine dönüşerek tecrübeli, teknik ve ara eleman pozisyonunda çalışan personellerin Antalya’mızdan tersine mecburi bir göç durumu başlamıştır. Konutu bir yatırım aracı olmaktan çıkaran, herkesin ulaşması gereken bir barınma aracı olarak gören düzenlemelerin acilen ulusal düzeyde konuşulması gerektiğini düşünüyoruz. Bu kapsamda Kanada gibi ülkelerde uygulanmış ve başarıya ulaşmış boş konut vergisi gibi adımlar meclisin gündemine girmelidir. Belli sayının üzerinde konut sahibi olandan ekstra vergi alınması gibi uygulamalar kamuoyunda ve akabinde mecliste daha ciddi konuşulmalıdır. Bir tarafta barınma ihtiyacını karşılayamayan insanlar varken diğer tarafta konut alabilenin koleksiyon yaptığı süreci sonlandırmalıyız. Konut, barınma aracı olarak görülmelidir, biriktirilecek bir meta olmamalıdır. Konut sahipliğinin rantı ve tasarruflar üretime, sanayiye, yeni iş fikirlerine yönlendirilmelidir. Böylece ülkemiz üretimle, istihdamla zenginleşme imkanına sahip olacaktır.</li>
<li>Yabancılara konut satışında düzenlemeler yapılmalıdır. Antalya gibi bir şehirde düzensiz ve plansız yabancılara konut satışı yapılması, Antalya şehrine zarar vermektedir. Bu düzenlemelerin getirilmesi acil olarak gerekmektedir. Yabancılara konut satışına açık bölgelerde konut satışına sınırlama getirilebilir. Dünyada da çok kıymetli olan gelişmeye açık sahil bölgelerinde özellikle satış sınırlaması yapılmaktadır. Yabancılara satışlar, Türk vatandaşların yatırım yapmalarını zorlaştırmaktadır. Demografik yapı da etkilenmeye başlamıştır. Her anlamda çekici bir şehir olan Antalya’ya görev tayinleri dahi istenmeyecek duruma gelmiştir. Piyasada emsal fiyatlara yükseltici etkisi olan yabancılara konut satışına kısıtlıma getirilmesi bir çözüm seçeneği olabilir. Kısıtlama getirildiği zaman fiyatlarda düşme görülmesi mümkün olacaktır.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li>Zincir firmaların Antalya’da vergi vermemesi Antalya iline yapılan büyük haksızlıktır. Antalya’nın hizmetlerinden, nimetlerinden ve tercih edilen bir şehir olmasından yararlanan zincir firmaların vergi gelirlerini Antalya’da değil başka şehirlerde vermeleri Antalya’mıza zarar vermektedir. Bu soruna bir düzenleme getirilmelidir. Antalya’da hizmet veren zincir firmalar, kente hizmet sağlanmasına fayda getirecek vergi ödemelerini de Antalya kurumlarına yapmalıdır.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bu beklentilerimiz doğrultusunda yapılacak olumlu ve olumsuz tüm uygulamaların takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-5886" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-300x200.jpg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-768x512.jpg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-1024x683.jpg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-391x260.jpg 391w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-345x230.jpg 345w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-770x513.jpg 770w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-370x247.jpg 370w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-440x294.jpg 440w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-570x380.jpg 570w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1-170x113.jpg 170w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1.jpg 1151w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-14-mayis-2023-genel-secimlerde-programa-alinmasini-istedigi-kent-sorunlari-ve-onerileri">ANTALYA KENT KONSEYİ 14 MAYIS 2023 GENEL SEÇİMLERDE PROGRAMA ALINMASINI İSTEDİĞİ KENT SORUNLARI VE ÖNERİLERİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yürütme Kurulu, Kent Konseyinin Seçime Yönelik Önerilerini Görüştü</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/yurutme-kurulu-kent-konseyinin-secime-yonelik-onerilerini-gorustu</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 May 2023 08:04:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=5871</guid>

					<description><![CDATA[<p>(26/04/2023) Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Nisan ayı toplantısında Yaşlılığa Hazırlık Programı (YAHA)  ile Yaklaşan Genel Seçim Nedeniyle Kent Konseyinin seçim programlarına alınması İçin önerileri konularını ele aldı. Yaşlılığa Hazırlık Programı (YAHA) Yürütme Kurulu Üyesi İsmail Tufan, Yaşlılığa Hazırlık Programının; Yaşlılık sorununun baskısını hissedenlere yaşlılık hakkında kişiyle birlikte kişiye özel yaşlılık planı hazırlanması olduğunu, bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/yurutme-kurulu-kent-konseyinin-secime-yonelik-onerilerini-gorustu">Yürütme Kurulu, Kent Konseyinin Seçime Yönelik Önerilerini Görüştü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>(26/04/2023)</strong></p>
<p>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Nisan ayı toplantısında Yaşlılığa Hazırlık Programı (YAHA)  ile Yaklaşan Genel Seçim Nedeniyle Kent Konseyinin seçim programlarına alınması İçin önerileri konularını ele aldı.</p>
<p><strong>Yaşlılığa Hazırlık Programı (YAHA)</strong></p>
<p>Yürütme Kurulu Üyesi İsmail Tufan, Yaşlılığa Hazırlık Programının; Yaşlılık sorununun baskısını hissedenlere yaşlılık hakkında kişiyle birlikte kişiye özel yaşlılık planı hazırlanması olduğunu, bu programın hukuk, ekonomi beslenme gibi birçok eğitimi kapsadığını, amacın güvenli yaşlanmayı sağlamak ve problem başlamadan bunun değiştirilebileceğini eğitimlerle anlatmak olduğunu,   YaHa’nın yaşlanan Antalya’nın bir projesi olduğunu,  programın hayata geçirilmesi için gerekli adımların ilkinin Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Kent Konseyi eşgüdümünde, Antalya Valiliği işbirliğine sunulması olduğu bilgilerini verdi.</p>
<p>Taze El Projesi hakkında da bilgiler sunan İsmail Tufan; 6 Şubat depreminden edinilen tecrübelerle oluşturulan ve gönüllülük esasına dayanan, 60 yaş üzeri bireyler ve üniversite öğrencileri AFAD yetkilileri tarafından eğitim alarak doğal ve beşeri afetlere hazırlıklı, bilinçli ve kazandırılan yeterlilikleri kapsamında toplumsal desteğin profesyonelleştirildiği gönüllü bir ekip olduğunu, bu ekip sayesinde afet ve kriz durumlarına toplumsal bir destek nitelikli hale getirilmiş olacağını belirtti.</p>
<p>Yürütme Kurulu, Yaşlılığa Hazırlık Programını (YAHA) oybirliğiyle kabul etti.</p>
<p><strong>Kent Konseyinden Seçim Önerileri </strong></p>
<p>Yürütme Kurulu üyeleri, yaklaşan genel seçim nedeniyle seçim programlarına alınması için önerilerini ayrı ayrı dile getirdi.  Kent Konseyinin seçim programlarına alınması için önerilerin bir rapor halinde sunulmasına karar alındı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-5872" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-300x200.jpg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-768x512.jpg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-1024x683.jpg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-391x260.jpg 391w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-345x230.jpg 345w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-770x513.jpg 770w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-370x247.jpg 370w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-440x294.jpg 440w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-570x380.jpg 570w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü-170x113.jpg 170w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/05/DSC_2047-Masaüstü-Çözünürlüğü.jpg 1151w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/yurutme-kurulu-kent-konseyinin-secime-yonelik-onerilerini-gorustu">Yürütme Kurulu, Kent Konseyinin Seçime Yönelik Önerilerini Görüştü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Kent Konseyi Phaselis Antik Kenti ve Olbia Kültür Merkezi Yürütme Kurulu’nda</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-phaselis-antik-kenti-ve-olbia-kultur-merkezi-yurutme-kurulunda</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Mar 2023 07:32:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=5704</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Kent Konseyi Phaselis Antik Kenti ve Olbia Kültür Merkezi Yürütme Kurulu’nda (15/03/2023) Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Mart ayı toplantısında Phaselis Antik Kenti ve Olbia Kültür Merkezini ele aldı. Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısı Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya Yürütme Kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda Çevre Çalışma [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-phaselis-antik-kenti-ve-olbia-kultur-merkezi-yurutme-kurulunda">Antalya Kent Konseyi Phaselis Antik Kenti ve Olbia Kültür Merkezi Yürütme Kurulu’nda</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Antalya Kent Konseyi Phaselis Antik Kenti ve Olbia Kültür Merkezi Yürütme Kurulu’nda (15/03/2023)</strong></p>
<p>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Mart ayı toplantısında Phaselis Antik Kenti ve Olbia Kültür Merkezini ele aldı. Kent Konseyi Yürütme Kurulu toplantısı Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya Yürütme Kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda Çevre Çalışma Grubunun; Falez Yapılarının Korunması, cadde sokak ve önemli yerlere isim verilmesi ile Phaselis Antik Kenti, İmar ve Planlama Grubunun deprem ile ilgili basın açıklaması, Kültür ve Sanat Grubunun Olbia Kültür Merkezi raporundan oluşan gündem maddeleri görüşüldü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>FALEZ DOĞAL YAPISI KORUNMALIDIR</p>
<p>Çevre Çalışma Grubu tarafında hazırlanan Falez Yapılarının Korunması Raporu Yürütme Kurulunda oybirliği ile kabul edildi. Ayrıca, Falezlerin mevcut durumu ile ilgili olarak Valilik Konağı, DSİ Sosyal Tesisleri, Kadın Yarı yanındaki yapılar dâhil olmak üzere Altyapı Çalışma Grubunun koordinasyonunda ilgili çalışma gruplarının da katılımı ile afet ve zemin yapısı yönünden değerlendirilmesine karar verildi.</p>
<p>Cadde sokak ve önemli yerlere isim verilmesi konusunda, Çevre Çalışma Grubu;  endemik bitkilerin isimleri, türü yok olmuş veya yok olmak üzere olan kuş türlerinin isimleri, Antalya’nın doğasına uygun isimlerin verilmesini önerdi. Yürütme Kurulu, konuyu değerlendirerek isim verilmesi konusunda genel ilkelerin belirlenmesi kararını alarak, Kültür ve Sanat Grubu Başkanı Abdullah Uz modaratörlüğünde Recep Yavuz ve Tuncay Neyişçi’nin konuyla ilgili rapor hazırlamasına karar aldı.</p>
<p>PHASELİS ANTİK KENTİ</p>
<p>Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, Phaselis Antik Kentindeki işgallerle ilgili acil bir karar alındığını, anlık tepkimizin konulması için 9 Mart 2023 tarihinde bir eylem düzenlendiğini söyledi. Çevre Çalışma Grubu Başkanı Güray DOĞAN Bostanlık Koyu ve Alacasu (Cennet Koyu) bölgesini incelediğini, yapılaşmanın Çamyuva’nın doğusunda kalan Alacasu bölgesinde olduğunu, bölgenin yerinde ziyaret edildiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından günlük ihtiyaçların karşılanmasına yönelik duş, tuvalet ve cafe gibi yapıların inşası için olduğunu belirtti.  Yürütme Kurulunda yapılan değerlendirmelerde bu bölgenin kamp alanı olduğu ve kontrolsüz bir alan olduğu, bölgenin kontrol altına alınması gerektiği, ancak kontrol altına alınırken sıradanlaştırılmadan, beton yerine doğa ile uyumlu yapılar oluşturulması gerektiği vurgulandı. Yürütme Kurulu Phaselis Antik Kentindeki son duruma ilişkin olarak bilgi alınmasına ve yetkili kurumlar ile birlikte toplantı yapılmasına karar aldı.</p>
<p>AĞA HAN ÖDÜLLÜ OLBİA KÜLTÜR MERKEZİ</p>
<p>Akdeniz Üniversitesi Ağa Han Ödüllü Olbia Kültür Merkezi raporu hakkında Kültür ve Sanat Grubu Başkanı Abdullah Uz tarafından bilgilendirme yapıldı. Yürütme Kurulu üyeleri raporla ilgili görüşlerini dile getirdi. Yürütme Kurulu, Olbia Çarşısının Yürütme Kurulu üyeleri tarafından yerinde görülerek, konuyla ilgili rektörlüğün ziyaret edilmesine karar aldı.</p>
<p>ORGAN SEÇİMLERİ ERTELENDİ</p>
<p>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, Meclis ve Çalışma Gruplarının seçimlerinin, Genel Seçim tarihinden sonraki süreçte yapılmasına karar aldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-5705" src="http://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/03/YÜRÜTME-KURULU-IMG20230315101438-Masaüstü-Çözünürlüğü-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/03/YÜRÜTME-KURULU-IMG20230315101438-Masaüstü-Çözünürlüğü-300x225.jpg 300w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/03/YÜRÜTME-KURULU-IMG20230315101438-Masaüstü-Çözünürlüğü-768x576.jpg 768w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/03/YÜRÜTME-KURULU-IMG20230315101438-Masaüstü-Çözünürlüğü.jpg 1024w, https://antalyakentkonseyi.org.tr/wp-content/uploads/2023/03/YÜRÜTME-KURULU-IMG20230315101438-Masaüstü-Çözünürlüğü-501x375.jpg 501w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-phaselis-antik-kenti-ve-olbia-kultur-merkezi-yurutme-kurulunda">Antalya Kent Konseyi Phaselis Antik Kenti ve Olbia Kültür Merkezi Yürütme Kurulu’nda</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu’ndan deprem uyarıları</title>
		<link>https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulundan-deprem-uyarilari</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[kentkonseyi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2023 07:15:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YÜRÜTME KURULU]]></category>
		<category><![CDATA[antalya kent konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[enkaz]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki süreç]]></category>
		<category><![CDATA[teknik çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[yürütme kurulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://antalyakentkonseyi.org.tr/?p=5566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, deprem bölgesinde bundan sonraki teknik çalışmalar ve hukuki süreçle ilgili yazılı açıklama yaparak önemli uyarılarda bulundu. Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, 10 ilde can kaybı ve yaralanmaların yanı sıra büyük yıkıma neden olan deprem gündemiyle toplantı yaptıktan sonra, yazılı bir açıklamayla da uyarılarını sürdürdü. Deprem bölgesinde bundan sonra yürütülecek teknik [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulundan-deprem-uyarilari">Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu’ndan deprem uyarıları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, deprem bölgesinde bundan sonraki teknik çalışmalar ve hukuki süreçle ilgili yazılı açıklama yaparak önemli uyarılarda bulundu.</em></p>
<p>Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu, 10 ilde can kaybı ve yaralanmaların yanı sıra büyük yıkıma neden olan deprem gündemiyle toplantı yaptıktan sonra, yazılı bir açıklamayla da uyarılarını sürdürdü. Deprem bölgesinde bundan sonra yürütülecek teknik çalışmalar ve hukuki süreçle ilgili önemli uyarıların yer aldığı Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nun yazılı açıklaması şöyle:</p>
<p>“Kahramanmaraş ilimizin Pazarcık ilçesinde 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen ve akabinde aynı tarihte yine Elbistan ilçesinde gerçekleşen depremler ve onları izleyen artçı depremler ülkemizin başta Kahramanmaraş, Malatya, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Adıyaman, Hatay, Osmaniye, Adana il, ilçe ve köylerinde onarılamaz yıkımlara, can kayıplarına ve yaralanmalara yol açmıştır.</p>
<p>‘DENETLENMESİ GEREKİR’</p>
<p>“Ülkemiz, aktif fay hatlarının çokça bulunduğu tektonik levhaların kesişim bölgesinde bulunduğu için maalesef sıklıkla deprem yaşamaktadır. Ne var ki; gerek merkezi idare gerekse yerel idareler tarafından gerekli önlemlerin almaması dolayısıyla olağan bir doğa olayı olan deprem ülkemizde bir felakete dönüşmektedir. Bina yapım aşamasında; plan ve projenin hazırlanması, statik hesaplarının doğru yapılması, kalite ve miktar bakımından uygun malzeme kullanılarak yapı inşa edilmesi ve bu sürecin mevzuat kuralları doğrultusunda ilerlediğinin denetlenmesi gerekmektedir. Deprem nedeniyle yıkılan, hasar gören, çöken binada ölüm/yaralanmanın meydana gelmesi; sürecin hukuka uygun yürütülmediğinin göstergesidir. Ülkemizin pek çok ilinde yıkıma yol açan depremler nedeniyle, deprem mevzuatına uygun olmayan yapılar inşa eden müteahhitlerin, inşaatları denetleyen yapı denetim firmalarının, yine depreme dayanıklı olmayan yapılara ruhsat, imar izni ve iskân veren tüm yetkili kurum ve kuruluşlar ile gerçek kişilerin, deprem riski taşıyan bölgede riskli yapıların saptamak ve gerekli önlemler almak yükümlü olan kamu görevlilerinden ihmal bulunanların sorumlu olduğu açıktır. Bu sebeple bu denli can kaybının yaşanmasına sebebiyet veren sorumlular hakkında acilen gerekli soruşturmanın yapılması gerekli ve zorunludur.</p>
<p>‘BETON VE DEMİR NUMUNELERİ ALINMALI’</p>
<p>“Bu kapsamda, binanın yıkılma nedeninin anlaşılması ve sorumluların tespiti için bina enkazlarının kaldırılmadan önce ivedilikle teknik bilirkişi vasıtasıyla delillerin derhal tespit edilerek toplanması, teknik bilirkişi vasıtasıyla beton ve demir numunelerinin karot/basınç/dayanıklılık vb testlerine esas olmak üzere doğru yerlerden ve yeterli büyüklükte ve çok sayıda alınarak muhafazası ve fotoğraflanarak tespitinin sağlanması, binalara ilişkin yapı ruhsatı ve yapı kullanım belgelerinin, mimari ve betonarme statik projelerinin ilgili belediyeden, yapı sahiplerinden ve yapı denetim firmalarından getirtilmesi, zemin sondaj etüt raporunun hazırlanması önem arz etmektedir. Delillerin yok edilmeden toplanması, sorumluların tespit edilerek yargılanması; tarifi ve telafisi mümkün olmayan bu acıyı yaşayan tüm toplum vicdanının bir nebze olsun hafiflemesi için de gerekli ve zorunludur. Ayrıca ilgililer hakkında yargı süreçlerinin işletilmesi, inşa edilecek yeni binaların deprem mevzuatına uygun yapımı konusunda tüm bileşenleri titiz çalışmaya yöneltecektir. Tüm sorumluların yargı karşısında gerektiği gibi hesap vermemesinin mevzuata aykırı yapı imalatını teşvik edici sonuç doğurduğu, 1999 depreminden sonra yaşanan bu süreçte, acı şekilde deneyimlenmiştir.</p>
<p>‘ENKAZ MÜLKİYETİ MALİKLERE AİT’</p>
<p>“Son olarak; yıkılan binaların enkaz mülkiyetinin maliklere ait olduğu ve buna bağlı olarak enkaz kaldırma sürecinde hafriyatın maddi değerinin maliklere ait olacağı dikkate alınmalı, hafriyat ekonomisinden evleri yıkılan depremzedelerin faydalanması sağlanmalıdır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr/antalya-kent-konseyi-yurutme-kurulundan-deprem-uyarilari">Antalya Kent Konseyi Yürütme Kurulu’ndan deprem uyarıları</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://antalyakentkonseyi.org.tr">Antalya Kent Konseyi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
