Antalya Kent Konseyi’nden velayet paneli

Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin velayet konulu panelinde konuşan Doç. Dr. Seda Bayraktar, boşanmanın travma olmadığını yaşanan sürecin travma noktasına getirebildiğini söyledi. Avukat Eylem Ülgen ise boşanma sırasında velayet sorunlarıyla ilgili bilgi verdi.

Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi, 25 Kasım Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü ile 5 Aralık Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkının Tanınması yıldönümünde velayet konulu panel gerçekleştirdi. Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda düzenlenen panelde Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seda Bayraktar “Travmanın Nesiller Arası Aktarımı: Velayet Davası Kapsamında Anne ve Çocukları” konulu konuşma yaptı. Panelin diğer konuşmacısı Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Avukat Eylem Ülgen ise “Velayet Davasının, Çiftlerin Boşanma Kararı Almasına Etkisi ve Çocuğun Durumu” konusunda değerlendirmelerde bulundu.

‘BOŞANMA BİR TRAVMA MIDIR?’

Doç. Dr. Seda Bayraktar, “Dünün mağduru bugünün faili mi? Dünün mağduru bugünün mağduru mu? Mağdur ya da fail olmayı öğrenmek” soru ve konularına işaret etti. Katılımcılara “Boşanma bir travma mıdır?” sorusunu yönelten Bayraktar, boşanmanın travma olmadığını, yaşananların olayı travma noktasına getirebildiğini söyledi. Psikolojik travmanın tanımını yapan Bayraktar, kanser tanısı, deprem, istismar veya sevilen bir yakının kaybı gibi konuların travmatik olarak nitelendirilebileceğini anlattı. Travmatik olaylarda ebeveyn ve çocuklarda inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme gibi süreçlerin yaşanabileceğini belirten Bayraktar, “Yaşanan travmatik olaya bağlı olarak madde bağımlılığı, somatizasyon, duygudurum bozuklukları, fobiler, obsesif-kompulsif, dissosiyatif bozukluklar, akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunlar yaşanabilir” dedi.

Çocukların karşılaşabileceği sorunlara da değinen Bayraktar, çocukların yaş gruplarına göre karşılaşabilecekleri sorunlara da işaret ederek, şunları söyledi: “Velayet değerlendirmelerinde ebeveyn yabancılaşması, aile içi şiddet, taşınma, eşler arası geçimsizlik gibi konular ön plana geçse de velayette çocuğun gereksinimleri esastır. Bu gereksinimlerin göz ardı edilmesi travmatik süreçler halini alabilir. Farklı yaş grubundaki çocukların boşanma sonrasında farklı gereksinimleri olur.”

Bayraktar, çocuklar için travmatik olaylardan koruyucu önerileri şöyle sıraladı: “Tüm yaş grupları için ebeveynlerle düzenli görüşme. Dijital iletişim yöntemleri. Hikaye okuma, ödev yapma… Ergenler daima çocuk yetiştirme planı hakkında söz hakkı isterler. Tek bir evde yaşamayı isteyebilirler, bu sayede arkadaşları onları nerede bulacaklarını bilirler. Evden ayrılma… Yaşadığı mahalleden/şehirden ayrılma… Okul değişikliği… Arkadaşlarından uzak kalma… Temel gereksinimlerin yeterince karşılanamaması… Çocuğun yüksek yararı.”

VELAYET SORUMLULUĞU

Avukat Eylem Ülgen ise sunumuna, Alman-Türk hukukçusu Prof. Dr. Ernst E. Hirsch’in “Hukuk ilminin temelini biyoloji, psikoloji, ekonomi ve sosyoloji gibi bilimler oluşturur” sözlerine yer vererek başladı. Boşanma davası sırasında taraflarda veya boşanmaya karar vermeden önce hukuki danışmanlık alan kişide çocuğun velayetini kaybetme endişesi, velayetin kendisine verilmemesi halinde diğer tarafın çocuğu göstermeyeceği kaygısı bulunduğunun sıkça gözlendiğini kaydeden Ülgen, “Velayeti kaybetme korkusu ile boşanma kararı alamama durumu, çocukları da huzursuz, elverişsiz, fiziksel ve psikolojik gelişimlerine hizmet etmeyen ortamlarda yaşamaya mahkum etmektedir” dedi.

Terminoloji olarak, “velayet hakkı” ifadesinin bazı sakıncalar barındırabildiğini savunan Ülgen, “velayet sorumluluğu/ödevi” tanımının daha doğru olacağını belirterek, “Velayetin bir hak olarak tanımlanmasından önce, belki de bir ödev ve sorumluluk olduğuna vurgu yapılmalıdır. Velayet yükümlülüğü, velayeti elinde bulunduranlara keyfilik alanı açmamalıdır” diye konuştu. Çocukların “alıştıkları çevreden ayrılmaması ilkesi” ile ilgili yargı kararlarına örnekler de veren Avukat Ülgen, çocuklar için şu temel ilkeleri sıraladı:

“Çocuğun üstün yararı, çocuğun alıştığı çevreden uzaklaşmama ilkesi, çocuğun fiziksel, sosyal, kültürel ve psikolojik gelişim hakkı, kendini gerçekleştirme hakkı, çocuğun dinlenilmesi hakkı, çocuğun hem ana hem de baba tarafından yetiştirilme, bakılıp gözetilme, sevilme ve ilgilenilme hakkı.”

Panelistler, sunumlarının ardından katılımcıların sorularını da yanıtladı. Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, panelde sunum yapan Doç. Dr. Seda Bayraktar ve Avukat Eylem Ülgen’e çiçek vererek teşekkür etti.

 

You May Also Like

5 Aralık çağrısı: Kadına uygulanan ayrımcılığa son verilmeli

Kadın Meclisi panel düzenliyor

Antalya Kent Konseyi Kadın Meclisi’nden 25 Kasım açıklaması

Kadın Meclisi 25 Kasım ve 5 Aralık programları için toplandı