ANTALYA KENT MÜZESİ ANTALYALININDIR. MÜZENİN GELECEĞİNE YİNE ANTALYALILAR KARAR VERECEKTİR

ANTALYA KENT MÜZESİ ANTALYALININDIR.

MÜZENİN GELECEĞİNE YİNE ANTALYALILAR

KARAR VERECEKTİR

    (14 KASIM 2019)

 

20 yılı aşkın süredir Antalyalıların çabaladığı ve açılışını özlemle beklediği Kent Müzesinin parçası olan açık alan düzenlemelerinin hizmete girmesiyle birlikte Müzenin ana binasını oluşturacak olan Eski Kapalı Spor Salonunun müze kapsamı dışında bırakılmasına yönelik başlatılmaya çalışılan tartışmaları manidar buluyoruz. Çünkü müze projesi kapsamındaki açık spor alanları bölge insanının spor yapabileceği yeterliliktedir. Bu alanlarda (eski stadyum) kentlinin talebi rahatça karşılanabilir.

 

Antalya Kent Müzesi çalışmaları 1997-1998 yılında Kent Konseyinin önerisi ve girişimiyle, daha sonra da üyelerimizin ve gönüllülerin oluşturduğu Antalya Kent Müzesi Girişimcileri Derneği ile başlamıştır. Sn. KUMBUL’un katkılarıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi müze çalışmalarını üstlenmiş ve öncelikle müzenin hafızasını oluşturacak Bellek Merkezi’nin hayata geçmesini sağlamıştır. Sn. TÜREL’in iki döneminde de Kent Müzesi çalışmalarına öncelik tanınmıştır. Kapalı spor salonunun da dahil olduğu ve Sn.KUMBUL zamanında (1999-2004) ulusal yarışma ile elde edilen projeler, sergi senaryoları, iç mekan düzenlemeleri Sn.TÜREL zamanında (2004-2009/2014-2019) tamamlanmıştır. Sn. AKAYDIN döneminde (2009-2014) ise bugün Bülent Ecevit Kültür Merkezi olarak kullanılan Evlilik Tarihi ve Antalya Mutfak Kültürü sergi mekanları yapılmıştır.

Sürecin bu denli uzun sürmesinin ana nedenlerinden birisi yapılacak müzenin birçok kentte ve ilçede yapılanlar gibi basit bir sergi anlayışından çok,  kentin tüm kültürlerinin birlikte anlatıldığı bir ortak yaşam alanı oluşturma çabasındandır. İkici nedeni de bu boyuttaki proje için ayrılacak kaynağın yetkili kurumlar için birinci öncelik olmamasındandır.

Ne demek istediğimizi daha iyi anlatmak için  Yük. Mimar ve Yazar Doğan HASOL’un şu satırlarını sizlere aktarmak istiyoruz:

“1920’de açılan ilk meclisin yeni binası yoktur. Mevcut bir yapı onarılarak ve eksikleri tamamlanarak kullanılmıştır. Ankara’da Meclisin açılmasıyla konut ve otel sıkıntısı da baş göstermiştir. Mustafa Kemal Paşa ise bu sıkıntılar içinde 18.Ağustos.1921 akşamı, yani Sakarya Muharebesine katılmak üzere Ankara’dan ayrılmadan bir gece önce Etnografya Müzesinin yapımına ilişkin olarak hazırlanan kararnameyi imzalar. Savaşa giderken müze kararnamesi. Bu davranış kültüre verilen değerin göstergesidir. O müze 1928’de açılacaktır.

Bir ülkenin, bir kentin kalkınmasında en önemli kaynağın insan ve kültür olduğunu 100 yıl önce somut biçimde bize anlatan bu davranışın değerini Antalyalılar çok iyi bilmelidirler. Bugün Antalya’yı Antalya yapan: Karain,  Aspendos, Perge, Side, Kaleiçi, Phaselis,  Patara ve daha yüzlercesinde yaşayan Antalyalıların yarattıkları ve bugüne yansıyan kültürleridir. Bu bilinçle Ulu Önderin en zor şartlarda sekiz yıl içinde yaptığını bizler eğer yirmi senede yapamıyorsak bunu iyi düşünmemiz gerekmektedir.

Antalya Kent Konseyi yirmi iki yıl önce başlattığı Kent Müzesi çalışmalarını bugünde aynı heyecan içinde desteklemekte ve takip etmektedir. Yıllardır Antalyalılarla birlikte yapılan çalışmalar, harcanan emek, ayrılan ve kullanılan milyonlarca paradan sonra yapılacak tek şey kalmıştır: Hızla mevcut müze projesinin ruhuna uygun olarak tamamlanması ve tüm dünyaya açılmasıdır.

Sekiz  ay gibi kısa bir süredir görev yapan ve yönetime gelir gelmez müzenin açık alanlarını hizmete açma başarısı gösteren yeni yerel yönetimden beklentimiz budur.

Mustafa Kemal’in izinden gittiğine yürekten inandığımız Sn. BÖCEK’in bunu başaracağına gönülden inanmak istiyoruz. Bu çabaların da geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi daima yanında olacağımızı tüm Antalya kamuoyunun bilmesini de önemsiyoruz.